E) Cinlere kemik saglanmasi ve cinlerin hayvanlarina tezek bulunmasi için Tanri katinda aracilik yaptigini söyler.
Muhammed'in söylemesine göre Tanri, her yaratigin rizkini veren, dilediklerine nîmet bahsedendir. Bununla beraber canlilar Tanri'dan yalvar yakar olarak kendilerine günlük rizkin verilmesini istemelidirler. Çünkü Muhammed'in Tanri'si, her seyin kendisinden dilenilmesini ister. Ancak ne hikmetse Cin'ler bu kural'in disinda birakilmislardir, çünkü onlarin, Tanri'dan degil fakat Muhammed'ten azik dilemeleri gerekir. Dilerken de kendileri için kemik ve kendi hayvanlari için ise tezek verilmesini belirtirler. Bu istek üzerine Muhammed Tanri'ya hitaben "gereginin" ifasi için duâ'da bulunur. Bu istek üzerine Tanri, derhal Cin'lere kemik ve Cin'lerin hayvanlarina da yem saglar. Bunun böyle oldugunu Muhammed, bizzat kendi agziyle söyle ifâde ediyor: "Bana Nasîbin cinlerinin bir hey'eti geldi, ama ne hos cin!. Benden azik istediler. Ben de onlarin istifadeleri için (Allah'a): -Cinler, ugradiklari her kemik ve tezek makûlesi üzerinde her halde (kendileri için) bir taam, (hayvanlari için de yem) bulalar- diye duâ ettim..." 1.
Bu vesileyle belirtelim ki Muhammed, bu yukardaki hikâye'yi kemik ve tezek gibi seylerle "istinca" edilmemesi, bunlar yerine tas, kerpiç gibi seyler kullanilmasi için uydurmustur. Kendisi de böyle yaparak onlara örnek olmustur. Su bakimdan ki "kazâ-yi hâcet" etmek (abdestini yapmak) için tarlaya çiktiginda, geriden gelen usagina: "istinca için bana bir kaç tas ara (getir), sakin kemik ve tezek getirme" diye emrederdi 2. Böylece "kemik" ve "tezek" gibi seylerin cin'lere âit gida maddesi oldugunu ve kendi dilegi üzerine Tanri'nin bunlari sagladigini kanitlamak isterdi.
*
1 Ebû Hüreyre'den Buharî'nin rivâyeti için bkz. Sahih-i... (Cilt X, sh. 49 hadîs no. 1546)
2 Ebû Hüreyre'den Buharî'nin rivâyeti için bkz. Sahih-i... (Cilt I, Hadîs no. 50; ayrica Cilt X. sh. 50)