F) Muhammed'in söylemesine göre insanlar, Kiyâmet günü onun önünde "hasredilecekler, ve Tanri sadece onun sefaat ettigi kimseleri cennete alacaktir.

Muhammed'in söylemesine göre Tanri, insanlarin cennete alinmalarini ya da cehenneme atilmalarini kararlastirirken, onlarin günah isleyip islememis olmalarindan ziyâde Muhammed'i peygamber olarak benimseyip benimsememelerini göz önünde tutar. Muhammed'e inanan ve itaat edenleri Cennet'e, etmeyenleri ise Cehennem'e sokar. Çünkü Muhammed'e inanmak ve itaat etmek demek, Tanri'ya inanmak ve itaat etmektir. Bunu böyle oldugunu anlatmak için Muhammed Kur'ân'a su tür âyet'ler koymustur: "Allah'a ve Peygamberine kim itâat ederse onu içlerinden irmaklar akan cennetlere koyacaktir... Kim Allah'a ve Peygamberine bas kaldirir ve yasalarini asarsa, onu, temelli kalacagi cehenneme sokar. Alçaltici azâb onadir" (Bkz. Nisâ sûresi, âyet 13-14).

Öte yandan Tanri, kisileri cennete sokabilmek için Muhammed'in sefaatine bagli olarak karar verebilir, çünkü "Umum beseriyete safaat" etme hakkini sadece ona ihsan etmis ve söyle demistir: "Yâ Muhammed!... Ne istersen söyle, sözün dinlenecek, (ne dilersen) iste verilecektir; sefâ'at et, sefâ'at'in kabul olunacaktir" 1.

Görülüyor ki Tanri, Muhammed'in isteklerine göre karar alma durumunda bulundugunu bildirmekte. Kuskusuz ki bildiren Muhammed'in kendisi! Ve iste Muhammed, Tanri'nin bu sekilde konustugunu söyliyerek söyle der: "Ben 0 Hâsir'im 2 ki (Kiyâmet gününde) nâs beni ta'kib ederek hasronulacaktir..."3. Bu sözlerin açiklamasi söyle: "Ben o toplayiciyim ki, Kiyâmet günü halk, yaptiklarinin hesabini vermek için beni izleyerek bir araya toplanacaklardir. Ve iste bu sekilde toplananan insanlar arasindan benim sefâat'ta bulunacagim kimseleri Tanri Cennet'e alacaktir". Daha baska bir deyimle bütün insanlar, Kiyâmet günü Muhammed'in önünde "hasredilecekler" (bir araya getirilecekler), ve Muhammed bu insanlar içerisinden îmânli olanlari ayirip onlara sefâ'atçi olmus olacaktir!

Yâni Muhammed'in söylemesinden anlasilan o ki Tanri, kendi takdir ve kararina göre insanlari cennet'e ya da cehennem'e sokacak degildir; sadece Muhammed'in sefâat ettigi kimseleri cennete alacak, etmediklerini cehennem azâbina atacaktir. Çünkü Tanri, kimlerin cennet'e ve kimlerin cehennem'e alinmalari gerektigini "takdir" hakkini sinirsiz sekilde Muhammed'e tanimistir. Muhammed bu sinirsiz yetkiye dayanarak kisilerin ölüm ötesindeki kaderlerini çizecektir. Örnegin gönlünde "hardal dânesi" kadar (hattâ daha az miktarda) îmâni olanlari seçecek ve Tanri'ya: "Bunlar cennetliktir" diyecek ve Tanri'da onun bu sefâ'ati'ni kabul edecektir; çünkü Tanri: "Yâ Muhammed sefâ'at et, sefâ'at'in kabul edilecektir" diye konusarak Muhammed'e söz vermistir4.

Görülüyor ki Muhammed'in söylemesine göre Tanri, o "Ezel-ebedî kusatan" bilgisine ve kudretine ragmen, Muhammed'in sefâ'ati olmadan kimlerin îmânli ve kimlerin îmânsiz olduklarini ayiracak durumda degildir. Hattâ o kadar ki bazi müslümanlarin yanlislikla cehenneme atildiklarindan dahi habersizdir. Bundan dolayidir ki Muhammed'e söyle der: "(Yâ Muhammed!) Haydi git, gönlünde arpa dânesi kadar îmâni olan müslümanlari cehennem'den çikar" 5. Bunun üzerine Muhammed gidip cehennem'deki bu zavalli müslümanlari oradan alip cennet'e sokar.

1 Enes'in rivâyeti için bkz. Sahih-i.... (Cilt XII, sh. 425, Hadîs no. 2187)

2 "Hâsir" sözcügü "toplayan", "toplayici" anlamina gelir.

3 Mâlik bin Enes'in rivâyet ettigi bu hadîs için. Bkz. Sahih-i... (Cilt IX, sh. 250, Hadîs no. 1439). Ayrica Beyhâkî'nin Delail'ine bakiniz.


4 Bu konudaki hadîs'ler için bkz. Sahih-i... (Cilt XII , sh. 424 Hadîs no. 2186)

5 Buharî'deki bu hadîs için bkz. Sahih-i... (Cilt XII, sh. 426, hadîs no. 2187)