XI) Muhammed'i en iyi taniyan, onunla ilgili her seyi bilen Tanri, bazan onunla ilgili seylerden habersizmis ve kullari'nin onun hakkindaki sehadetine muhtaçmis gibi bir durumdadir
Bütün insanlar ve gelmis geçmis bütün peygamberler içerisinde kendisinin, her hususta Tanri tarafindan en çok sevilen, ve en çok bilinen kimse oldugunu söylemekle övünen Muhammed, bu söyledikleriyle çelismeye düsercesine bazan Tanri'yi, kendisiyle ilgili hususlardan habersizmisde ancak müslümanlarin sahadetiyle haberli olabilirmis gibi göstermistir. Örnegin kendisinin iyi eylemlerde bulunduguna Tanri'yi inandirmak için insanlari kendisine tanik tuttugu olmustur. Vedâ hacci vesilesiyle yapmis oldugu konusma bunu kanitlayan örneklerden biri olarak söyledir:
Hicret'in onuncu yilinda Muhammed, ölümünün yaklastigini anlayarak halki Arafât vâdîsi'nde toplar ve onlara son bir konusma yapar: buna Haccetü'l-Vedâ (Vedâ hacci) denilmistir. "Ey nâs! Sözümü iyi dinleyiniz! Bilmiyorum, belki bu seneden sonra sizinle burada ebedî olarak bir daha birlesemeyecegim..." diyerek basladigi bu konusmasinda müslümanlara bir takim ögütlerde bulunur, Islâm'in kurallarini hatirlatir ve en sonunda: "Yâ Nâs! Yarin beni sizden soracaklar, ne dersiniz?" diye halka sorar. Bu soru üzerine Ashâb, hep bir agizdan: "-Allah'in risâletini (Peygamberlik haberlerini) teblig ettin; risâlet vazifenin (peygamberlik görevini) ifâ ettin, bize vasiyet ve nasihatta bulundun!- diye sehâdet ederiz" derler. Bunun üzerine Muhammed, sehâdet parmagini göge dogru kaldirip, sonra da halk üzerine çevirip indirerek, Tanri'ya hitaben söyle der: "Sâhid ol yâ Rabb! Sâhid ol yâ Rabb! Sâhid ol yâ Rabb!" 1
Görülüyor ki Tanri'yi, kendi elçisinin yaptigi islerden habersizmis ve sanki halkin sehâdeti olmadan haberli olamazmis gibi bir duruma düsürmüstür. Oysa Kur'ân'a koymus oldugu nice âyet'lerle Tanri'yi her seyi isiten, gören (Sûrâ 11), görüleni ve görülmeyeni bilen (Hasr, 22-24) olarak tanimlamistir. Böyle oldugu halde, iste simdi Tanri'ya, "Sâhid ol yâ Rabb!" diyerek ve bunu üç kez tekrarliyarak ikazda bulunmaktadir. Daha baska bir deyimle Tanri'yi, halk'in sehadetiyle kendisine inandirmaga çalismistir.
1 Müslim'in Câbir'den rivâyeti için bkz. Sahih-i... (Cilt X sh. 399). Ayrica bkz. Taberî, age (1966), II sh. 817 ve d.