I) Her kim Allah ve Muhammed ugruna hicret kasdiyle evinden çikar da sonra kendisine ölüm yetisirse Cennet'e gider (Bkz. Nisâ sûresi, âyet 95-100)


Taraftarlarini Mekke'den Medîne'ye hicret ettirmek için Muhammed, Tanri'dan vahiy indi diyerek Kur'ân'a pek çok âyet'ler koymustur. Bu âyet'lere göre Allah yolunda mallariyle, canlariyle cihad edenlere yeryüzünde gidecek ve siginacak yer bulunacagi, etmiyenlerin ise cehennemlik sayilacaklari belirtilmistir. Bu âyet'lerden biri söyle: "Her kim Allah yolunda hicret ederse, yer yüzünde gidecek çok yer de bulur, genislik de bulur, ve her kim Allah'a ve Peygamber'e hicret kasdiyle evinden çikar da sonra kendisine ölüm yetisirse, muhakkak ku onun ecri Allah'a düser. Allah bir gafur ve rahîm bulunuyor" (Nisâ sûresi, âyet 100)

Dikkat edilecegi gibi bu âyet'de: "... her kim Allah'a ve Peygamber'e hicret kasdiyle evinden çikar da sonra kendisine ölüm yetisirse ... " deniyor, yâni hicret'in Tanri ve Muhammed ugruna yapilmasi gerektigi belirtiliyor. Anlatilmak istenen sey sudur ki, Kur'ân buyruklarina uymak, ya da hacc ve cihad ya da bunlar gibi her hangi dinî bir maksatla hicret etmek, is görmek, Allah'a ve Muhammed'e hicret demek olur. Daha baska bir deyimle Muhammed, yine kendisini Tanrisal kertede tutmus olmaktadir. Bu âyet'i Muhammed, su olay vesilesiyle koymustur: Cündub Ibn-i Damre adinda biri, Medîne'ye hicret etmek üzere yola çikar, fakat yolda bir yerde ölecegini hissederek durur; sag elini sol eline koyar ve Tanri'ya hitaben söyle der: "Allah'im, su senin, su da Resûlünün. Resûlün sana ne ile biy'at ettiyse, ben de öyle biy'at ediyorum". Bunlari dedikten sonra ölür. Haberi alan Muhammed: "Medîne'de vefat etseydi ecir etemm olurdu (tam olurdu)" 1 der.

Daha baska bir deyimle bu olayi, kendisini Tanri ile ayniyet içerisinde tutmak için bir vesile edinmistir.



1 Elmalili H. Yazir, age (Cilt II, sh. 1439).