B) Muhammed'in söylemesine göre "oruç", Tanri'ya edilen bir ibâdet olmakla beraber, ayni zamanda kendisine yönelik bir ibâdet'tir.
Oruç tutmanin gerekli bir dinsel görev oldugunu belirtmek maksadiyle Muhammed, Kur'ân'a su âyet'i koymustur: "Ey îman edenler! Oruç sizden önce gelip geçmis ümmetlere farz kilindigi gibi size de farz kilindi. Umulur ki korunursunuz" (Bakara sûresi, âyet 183). Oruc'un esas itibariyle Tanri'ya edilen bir ibâdet sekli oldugunu, ve oruçlu'nun manevî derecesinin yüksekligine kanit teskil ettigini ve bunun karsiliginda Tanri'nin oruç tutan kisiyi mükafatlandiracagini anlatmak üzere de söyle demistir:
"...Rûhum yed-i kudretinde olan Cenâb-i Hakk'a yemin ederim ki, oruçlu agzin kokusu, Allah'u Teâlâ indinde misk kokusundan daha temizdir. (Cenâb-i Hak buyurmustur ki:) Oruçlu kimse benim (rizam) için yemesini, içmesini, cinsî arzusunu birakmistir. Oruç, dogrudan dogruya bana edilen (riyâ karismayan) bir ibâdettir. Onun ecrini de dogrudan dogruya ben veririm. Halbuki baska ibâdetlerin hepsi on misliyle ödenmektedir" 1.
Görülüyor Muhammed, Tanri'nin kendisine: "...Oruçlu kimse benim için yemesini, içmesini, cinsî arzusunu birakmistir..." dedigini bildirmektedir. Yorumcularin belirtmesine göre bu tümce "Allâh kelâmi"dir ve bu hadîs'de "Cibrîl"in araciligi yoktur. Yâni Tanri, bu hadîs'in anlamini, Cibrîl'i araci yapmadan, "dogrudan dogruya Muhammed ilâm buyurmustur". Muhammed de onu "kendi lafziyle" (kendi agziyle) Ashâb'ina ve halka (ümmet'e) bildirmistir. Bundan dolayidir ki bu hadîs "Hadis-i Kudsî" niteligindedir2. Kuskusuz ki bunda sasilacak pek bir sey yoktur, çünkü Muhammed Tanri'yi, melekleriyle birlikte kendisine "salavat" getirirmis gibi tanimlamistir (Bkz. K. Ahzab 56). Bu durumda Tanri'yi, Cibrîl araciligi olmadan kendisiyle konusmus olarak göstermesi dogal sayilmaz mi?
Fakat her ne olursa olsun, simdi geliniz Muhammed'in yukardaki sözlerini, Kur'ân'daki "Muhammed'e boyun egen Tanri'ya boyun egmis gibidir" (K. Fetih 10), ya da "...Tanri ve melekleri Muhammed'e salevat getirirler" (K. Ahzâb 56) seklindeki ve benzerî âyet'lerle yan yana getirelim! Bu kiyaslamadan çikaracagimiz sonuç su olmaz midir ki "oruç", Tanri'ya edilen bir ibâdet oldugu kadar Muhammed'e edilen bir ibâdet'tir.
*
1 (Bkz. Ebû Hüreyre'nin rivâyeti olan bu hadîs için bkz. Sahih-i. .. , VI, 247-9, Hadîs no 897).
2 Sahih-i... (Cilt VI, sh. 249)