KUTSAL BILINEN KITAP'LARIN KUTSAL OLMAYAN YÖNLERI





Elinizdeki kitap, Yahudilik, Hiristiyanlik ve Müslümanlik gibi semâvî dinlerin sâliklerince "Kutsal" diye bilinen kitaplarin elestirisi niteliginde olup, bunlarin kutsalliga ters düstügü öne sürülen bazi yönlerini sergilemek için hazirlandi.

Yahudilerin "Kutsal" kitabi, "Ahd-i al atik” adiyle anilir ("Ahd-i Atiyk" olarak da yazilir ki “Eski Ahid” demektir); sayilari otuz dokuzu bulan bir çok kitaplardan olusmustur; bu kitap'larin ilk besine "Tevrat" adi verilir. Bu bes kitap "Tekvin", "Çikis", "Levililer", "Sayilar" ve "Tesniye" adiyle bilinir (Bununla beraber Eski Ahid, genel olarak Tevrat diye de bilinir). Bu kitaplara göre Tanri güyâ önceleri Israil ogullari (Beni Israil) ile andlasma ("ahid”) yapmis ve bu andlasma geregince onlara, eger Tanri emirlerine boyun egecek olurlarsa "arz-i mav'udu" verecegini ve Yahudi olmayan komsu kabilelere karsi zaferler kazandiracagini, onlarin kadinlarini, çocuklarini ve mallarini çapul ettirecegini, erkeklerini kiliçtan keçirtecegini, ya da buna benzer hususlari va'd etmistir. Nice örneklerden biri olarak Tevrat’in Tesniye adli kitabinda su yazili:

"Bir sehre karsi cenketmek için onu barisikliga çagiracaksin. Ve vaki olacak ki eger sana baris cevabi verirse ve kapilarini sana açarsa o vakit vaki olacak ki içinde bulunan bütün kavm sana angaryaci olacaklar ve sana kulluk edecekler.Ve eger seninle musalaha etmeyip (baris yapmayip) cenketmek isterse o zaman onu kusatacaksin ve Allahin Rab (bu sehri) senin eline verdigi zaman onun her erkegini kiliçtan geçireceksin; ancak kadinlari, ve çocuklari ve hayvanlari ve sehirde olan her seyi, bütün malini kendin için çapul edeceksin ve Allahin... sana verdigi düsmanlarinin mallarini yiyeceksin" (Tevrat, Tesniye Kitabi, Bap 20: 10-14)

Ve yine Tevrat’a göre güyâ Tanri, ahd'i bozup putperestlik yoluna saptiklari için, Yahudileri cezalandirmak istemis ve yurtlarinda atmis ve fakat sonra onlara acimis ve yeni bir andlasma yapacagini açiklamistir ki “Ahd al atik”in Yeremya baslikli kitabinda bu husus söyle anlatilmistir: "Iste Rab diyor! Israil evi ile ve Yahuda evi ile yeni bir ahit kesecegim günler geliyor" (Yeremya XXXI:31).

Hiristiyanlar'in kutsal kitabi Incil'dir ki "Ahd-i Cedîd" (Yeni Ahid) adini tasir; Isa'nin getirdigi kitap olarak kabul edilir. Tanri’nin “oglu” olarak bilinen Isa, her ne kadar: ”Ey sevgililer, size yeni emir degil, fakat baslangiçtan size olan emri yaziyorum; eski emir isittiginiz sözdür” ( I Yuhanna’nin Birinci Mektubu, Bap 2: 7) seklinde konusmakla beraber, Tevrat’in degisiklige sokulup yenilendigini belirtmekten geri kalmamis ve sunu eklemistir: “Size tekrar yeni bir emir yaziyorum; o sey onda ve sizde gerçektir, çünkü karanlik geçmekte ve gerçek nur zaten parlamaktadir” (Yuhanna’nin Birinci Mektubu, Bap 2: 8). Bundan dolayidir ki Hiristiyanlar, her ne kadar “Ahd-i al atik”i kutsal saymakla beraber, bu kitab'in "Ahd-i Cedîd" (Incil) ile degisiklige sokuldugunu kabul ederler.

“Ahd-i al-atik” ve “Ahd-i Cedîd”, her ikisi birlikte “Kitab-i Mukaddes” olarak bilinir.

Müslümanlara gelince, onlarin kutsal olarak bildikleri Kitap Kur'ân'dir ki, kisi'nin Tanri tarafindan saptanmis olan kaderinin ve kiyâmet gününde hüküm giyecegi iyi ya da kötü islerinin yazildigi Kitap olarak belirtilmis olmakla beraber, esas itibariyle Tanri'dan indigi kabul edilen vahiylerin tümü olarak anlam tasir. Kur’ân’da, Yahudiler’in “Tevrat”indan ve Hiristiyanlarin “Incil”inden söz edilmis, ve bu kitaplarin Tanri tarafindan kendilerine verildigi belirtilmistir1. Belirtilirken de Isa’nin, daha önceki “peygamber”lerin izi üzerine ve Tevrat’i “dogrulayarak” gönderildigi, Incil’in de “sakinanlara ögüt ve yol gösterici” oldugu bildirilmis (K. Mâide Sûresi, âyet: 46) 2, ve her iki kitabin Kur’ân tarafindan “tasdik” edildigi eklenmistir.

Bununla beraber, yine Kur’ân’in bildirmesine göre, Tanri Islâm'dan gayri bir din göndermedigi için, gerek Tevrât ve gerek Incil, asli Tanri nezdinde bulunan ve müslümanligin tüm esaslarini kapsayan ana kitab'a, yâni “El Levhu'l Mahfuz”a, uygun olmak üzere indirilmistir (K. Bürûc 21-22). Ancak ne var ki Yahudiler ve Hiristiyanlar bu kitaplari tahrif etmislerdir. Ve iste bundan dolayidir ki güyâ Kur’ân, "Allah'in kelâmi" olarak “en saglam”, “en mükemmel”, ve “en kusursuz” kitab seklinde kalmistir, ve yine bundan dolayidir ki Yahudiler ve Hiristiyanlar, Kur’ân’a uymak zorunlugundadirlar. Nitekim ilerdeki sayfalarda görecegiz ki Kur’ân’da, her ne kadar Yahudilerin ve Hiristiyanlarin , kendilerine verilen kitap’lara (Tevrat’a, Incil’e) göre hareket etmeleri bildirilmekle beraber, ayni zamanda ve esas itibariyle Kur’ân’a uymalari emredilmistir.  Örnegin Mâide Sûresi’nde söyle yazilidir: “Eger onlar, Tevrat’i, Incil’i ve Rabb’lerinden kendilerine indirilen Kur’ân’i geregince uygulasalardi, hem üstlerinden, hem ayaklarinin altindan verilen nimetleri edinip yiyeceklerdi... “ (K. Mâide, 66).

Ve iste elestirimizi bu üç kitab'a, yâni Tevrât, Incil ve Kur'ân'a hasredecek ve okuyucunun sabrini tasirmamak ve fazla hacimli bir yapima kaçmamak için, bu kitaplarin kutsal olmadigi söylenen bazi yönlerini, evet sadece bazi yönlerini özetlemekle yetinecegiz.

1 Bundan dolayidir ki Kur’ân’da Yahudiler ve Hiristiyanlar için “Ehl-i Kitap” (Kitap verilenler) deyimi geçer.

2 Mâide sûresinde söyle yazilidir: "Onlarin izi üzerine arkalarindan Meryem oglu Isâ'yi, ondan önce gelmis bulunan Tevrât'i dogrulayarak gönderdik. Ona yol gösterici, aydinlatici olan ve önünde bulunan Tevrât'i dogrulayan Incil'i sakinanlara ögüt ve yol gösterici olarak indirdik" (5 Mâide 46)