III) Tanri Sam'in ogullarindan Abraham’a (=Ibrahim'e) inâyetler yagdirir; fakat Abraham (Ibrahim) yalan ve kandirma usûllerine basvurur.
Her ne hikmetse Tanri Ibrahim'e büyük lütuflarda bulunur ve söyle der: "Memleketinden, ve akrabanin yaninda, ve babanin evinden, sana gösterecegim memlekete git; ve seni büyük millet edecegim, ve seni mubarek kilacagim ve senin adini büyük edecegim; ve bereket ol; ve seni mubarek kilanlari mubarek kilacagim ve sana lânet edene lânet edecegim; ve yeryüzünün bütün kabileleri sende mubarek olacaktir" (Tekvin, Bap 12: 1-3)
Gorüldügü gibi Tanri, o sinirsiz keyfiligi içerisinde Ibrahim'i seçmis ve ondan çikacak kusaklari kendisinden bilmis ve onlari yeryüzünün en üstünü yapmaga karar vermistir.
Bu emir üzerine Ibrahim karisi Sara'yi 1 ve kardesinin oglu Lut'u ve mallarini ve kölelerini alarak Kenân denilen yere gider. Tanri ona orada tekrar seslenerek:"Bu memleketi senin zürriyetine verecegim" der (Tekvin, Bap 12: 7) ve Ibrahim de O'na bir mezbah yapar. Fakat kitlik oldugu için daha güney'e göç etmek zorunda kalir ve Misir diyarina gider. Fakat karisi güzel bir kadin oldugu için, Ibrahim Misir'da öldürülmekten korkar ve karisina söyle der: "Biliyorum ki sen görünüsü güzel bir kadinsin; ve olur ki, Misirlilar seni görünce: -'Bu onun karisidir'- derler ve beni öldürürler, fakat seni sag birakirlar. Senin yüzünden bana karsi iyi davranilsin, ve senin sebebinle canim yasasin diye (sen onlara): -'Onun kizkardesiyim'- de" (Tekvin Bap 12: 11-13).
Ve gerçekten de Misir'a girdigi zaman Misirlilar Sara'nin güzelligini görerek Firavun'a methederler. Firavun adamlarini gönderip Sara'yi saray'ina aldirir ve onunla evlenir. Ibrahim'e de büyük iltifatlarda bulunur ve ona mallar, koyunlar, sigirlar, esekler, köleler hediye eder.
Fakat Tanri, Sara ile evlendi diye Firavun'a fena halde kizar ve onu ve sarayi'ni "büyük vuruslarla vurur". Firavun korkuya kapilir ve Ibrahim'i çagirip: "Bana bu yaptigin nedir? Bu senin karin oldugunu niçin bana bildirmedin? Niçin: -'Bu benim kizkardesimdir'- dedin, ben de onu kari olarak aldim? ve simdi, iste karin, al ve git" der ve onu ve karisini ve kendisine âit her seyi ile ülkesinden atar. Fakat atarken ona ait mallari, sigirlari ve hayvanlari geri almaz; Ibrahim'e birakir (Tekvin, Bap 12: 18-20).
Böylece Ibrahim, söyledigi yalan sayesinde hem canini kurtarmis ve hem de zengin olmustur. Tevrat'in bildirmesine göre Ibrahim: "Sürülerde, gümüste ve altinda çok zengin" olarak ve konaktan konaga göçerek Güney'e iner ve evvelce yapmis oldugu mezbah'in bulundugu yere gelir (Tekvin, Bap 13: 1-4).
Görülüyor ki Ibrahim, kendi özel çikarlari ugruna yalan söylemistir. Her ne kadar Sara onun farkli anadan dogma kiz kardesi sayilirsa da 2 esas itibariyle karisidir; bu itibarla Ibrahim karisini kizkardesi imis gibi göstermekle yalan söylemistir. Oysa ki yalan söylemesine gerek yoktu çünkü nasil olsa Tanri'nin korumasi altinda bulunmaktaydi.
1 Tevrat'a göre, Ibrahim'in karisinin adi ilk baslarda Saray iken Tanri güyâ daha sonra bu adi Sara olarak degistirmistir (Tekvin , Bap 17: 15)
2 Çünkü Ibrahim ve Sara, ayni baba'dan (yani Terah'dan) ve farkli ana'dan dogmuslardir. (Tekvin, Bap 20: 12)