VI) Ishak'in ve Rebeka'nin, kendi öz ogullari Esav'a oynadiklari çirkin oyunlar ve diger ogullari Yakub'un yalan ve dolanlari (Tekvin, Bap 24-35):
Rebeka, Ibrahim'in oglu olan Ishak'in karisidir; Ishak ve Rebeka ayni zamanda kardes çocugu sayilirlar, çünkü Rebeka, Ibrahim'in kardesi Nahor'un oglunun kizidir. Tevrat'in bildirdigine göre Ibrahim, çok sevdigi oglu Ishak'in, kendi akrabalarindan biriyle evlenmesini istemis ve bunu saglamak üzere evinin islerine bakan kölesine: "... aralarinda oturmakta bulundugum Kenân'lilarin kizlarindan ogluma kadin almayacaksin, fakat benim memleketime ve akrabalarima gideceksin ve oglum Ishak için bir kadin alacaksin" diye emir vermistir (Tekvin, Bap 24: 3-4). Bu emir geregince kölesi Mezapotamya'ya, Nahor'un oturdugu Kent'e gitmis ve orada Nahor'un oglu Betuel'in kizi Rebeka'yi begenmis ve onu Ishak'a almistir (Tekvin, 24: 10-66).
Ishak, o tarihte 30 yasindadir, ve çocuk sahibi olmak için can atmaktadir. Ancak ne var ki Rebeka kisir çikmistir. Bu nedenle Ishak Tanri'ya karisi için yalvarir. Geçte olsa Tanri onun bu yalvarisini kabul eder ve Rebeka'nin gebe kalmasini saglar (Tekvin 25: 20-22). Rebeka'dan Ishak'in iki oglu dünya'ya gelir; çocuklar ikizdir. Bu tarihte Ishak 60 yasindadir.
Simdi burada akla su soru gelmekte: Neden Tanri, ikiz çocuk vermek sûretiyle, Ishak'a bahsettigi bu cömertligi Ishak'in babasi Ibrahim'e göstermemis ve üstelik Ismail ile Hacar'a bir takim haksiz oyunlar oynamistir ve oynarken de Ibrahim'i araç edinmistir? Buna akil erdirmek kuskusuz kolay degil. Fakat Tevrat'dan anladigimiz o'dur ki Tanri, Ibrahim'e ve karilarina oynadigi oyunu bir baska sekliyle Ishak ile karisina da oynamak istemistir. Söyleki:
Rebeka gebeligi sirasinda karninda itismeler hisseder ve Tanri'dan bunun nedenlerini sorar. Tanri da ona karninda iki çocuk bulundugunu, bu çocuklardan iki kavim, iki ümmet, dogacagini, büyük çocugun küçügüne kulluk edecegini bildirir (Tekvin, Bap 25: 22-24).
Gerçekten de Rebeka, günleri dolunca ikiz çocuk dogurur. Ilk dogan çocuk kizil ve her tarafi tüylü, çübbe gibidir. Adini Esav, koyarlar. Ikinci dogan çocuk, Esav'in topugunu tutar sekilde dünyâ'ya gelir. Ona da Yakub adini verirler (Tekvin, 25: 25-26).
Çocuklar büyür; Esav avcilik bilen bir kir adami olur. Yakub ise çadir'da oturan, agir basli sakin bir kimsedir.
Ishak, bu iki oglundan Esav'a çok sevgi ve ilgi gösterir; çünkü onun tuttugu av etini yemektedir. Rebeka ise Yakub'a düskündür. Yakub, kardesi Esav'dan yararlanma hevesindedir. Bundan dolayidir ki ondan ekmek ve mercimek çorbasi karsiliginda ilk ogulluk hakkini satin almak ister. Esav buna razi olur ve yeyip içtikten sonra kalkip gider (Tekvin, 25: 34). Bunu yapmakla Esav, Tevrat'a göre güyâ "ilk ogulluk hakkini" hor görmüs sayilir (Tekvion 25: 34). Oysa ki Tanri, daha o ana karninda iken, Rebeka'ya: "Karnindaki ikizlerden büyügü küçügüne kul olacaktir" (Tekvin 25: 23) diyerek Esav'in Yakub'a boyun egmesi kararini vermistir. Buna ragmen simdi Esav'i, ilk ogulluk hakkindan vazgeçtigi için suçlamakta ve hor kilmaktadir.
Her ne hal ise durum sudur ki Ishak, ihtiyarlayipda gözleri görmez hâle geldigi ve ölecegini anladigi zaman Esav'i karsisina alir ve onu mubarek kilmak istedigini bildirerek söyle konusur: "Iste simdi kocadim; ölecegim günü biliyorum. Ve simdi silahlarini, ok kilifini, yayini al, ve kira çikip benim için av avla; ve benim için sevdigim gibi lezzetli yemek yap, tâ ki ben ölmeden önce canim seni mubarek kilsin" (Tekvin 27: 2-5).
Ancak ne var ki Rebeka bunlari duymustur. Esav'in, babasi tarafindan mubarek kilinmasini önlemek ve onun yerine Yakub'un mubarek kilinmasini saglamak üzere kurnazlik düsünür. Yakub'a durumu anlatir; söyle der: "Simdi oglum sözümü dinle... Sürüye git ve oradan bana keçilerden iki oglak al; onlari baban için sevdigi gibi lezzetli yemek yapacagim ve yemesi için babana götüreceksin, tâ ki o, ölümünden önce seni mubarek kilsin" (Tekvin, 27: 7-11).
Fakat Yakub anasina, kardesi Esav'in killi, kendisinin ise kilsiz oldugunu, ve babasina yemek verdigi sirada babasinin kendisine el sürüp kilsiz oldugunu anlayinca onun gözünde aldatici duruma düsecegini, ve bunun kendi üzerine bereket degil lânet getirecgini söyler. Fakat anasi kendisine endise etmemesini ve çünkü bu konuda bir çözüm bulacagini bildirir. Bunun üzerine Yakub gider ve sürüden iki oglak getirir. Rebeka bu oglaklari pisirip lezzetli bir yemek yapar. Sonra Esav'in esvablarini Yakub'a giydirir ve keçi oglaklarinin killi derilerini onun ellerine ve boynunun kilsiz yerlerine geçirir ve yemekleri de eline vererek babasina gönderir.
Yakub babasina gider ve: "Ben senin ilk oglun Esav'im, bana söyledigin gibi yaptim... kalk otur ve avimdan ye, tâ ki canin beni mubarek kilsin" der (Tekvin 27: 11-20)
Fakat babasi sasirir: "Nasil oldu da bu kadar çabuk buldun oglum?" diye sorar. Yakub da kendisine: "Çünkü senin Allah'in Rab bana rast getirdi" diye yanit verir. Babasi: "Yaklas... sen gerçekten oglum Esav misin? yoksa degil misin diye el süreyim" der. Yakub babasina yaklasir. Babasi ona el sürer, killi oldugunu anlayinca onu Esav sanir. Fakat emin olmak için, son bir kez: "Sen gerçekten oglum Esav misin?" diye sorar. Yakub ise yalan söylemekten sikilmaz ve "evet" der. Bunun üzerine Ishak: "Simdi yaklas, beni öp oglum" der. Oglu onu öperken, o da onu mubarek kilar ve söyle dua eder: "Allah sana göklerin çiginden ve yerin semizliginden ve bugdayin ve yeni sarab'in çoklugundan versin; kavimler sana kulluk etsin, milletler sana bas igsin; kardeslerine efendi ol, ve ananin ogullari sana bas igsin; sana lânet edenler lânet görsün ve seni mubarek kilanlar, mubarek olsunlar" (Tekvin 27: 25-41).
Ishak böylece Yakub'u mubarek kildiktan sonra Yakub babasinin yanindan çikar. Tam bu sirada kardesi Esav avlanmaktan dönmüstür. getirdigi av etiyle güzel yemekler yapar ve babasina getirir: "Babacigim, kalk bunlari ye ve beni mubarek kil" der. Babasi sasirir ve : "Sen kimsin?" diye sorar. Esav oldugunu ögrenince büyük bir titreme içerisinde: "Oyle ise, av avliyan ve bana getiren kimdi? Ve sen gelmezden önce hepsinden yedim ve onu mubarek kildim, ve o mubarek olacaktir" der. Esav durumu anlar ve aci bir bagirisla: "Beni de mubarek kil, ey babam" diye yalvar yakar olur. Buna karsilik babasi ona: "Kardesin hile ile geldi ve senin bereketini aldi" diye yanit verir. Bunun üzerine Esav babasina, Yakub'un kendisini iki kez aldattigini, birinci kez ilk ogulluk hakkini ve simdi de bereketini aldigini anlatarak: "Benim için bereket alikoymadin mi (saklamadin mi)? " diye sorar ve mubarek kilinmak için tekrar yalvarir. Fakat babasi ona: "(Yakub'u) sana efendi ettim ve bütün kardeslerini ona kul olarak verdim, ve bugday ve yeni sarapla onu besledim" diye karsilik verir.
Görülüyor ki Yakub, hem babasini ve hem de kardesi Esav'i hileye getirmis, her ikisini de en bayagi usûller ve yalanlarla aldatmistir. Ve Ishak bunun farkina varmistir. Su durumda Yakub'u cezalandirmasi ve Esav'i mükâfatlandirmasi gerekirken, aksini yapmis ve Esav'a: "(Yakub'u) sana efendi ettim ve bütün kardeslerini ona kul olarak verdim" seklinde konusmus, pek gaddar bir davranista bulunmustur.
Babasinin bütün bu gaddarligina ragmen zavalli Esav, yalvar yakar olmaktan bikmaz ve: "Sende yalniz bir tek bereket mi var baba? Beni mubarek kil, beni de, baba" diye aglamakli olur. Bu yalvarmalar ve aglamalar karsisinda birazcik rikkate gelen Ishak: "Kilicinla yasayacak ve kardesine kulluk edeceksin; ve vaki olacak ki senin serbest gezdigin zaman, onun boyundurugunu boynunun üzerinde kirip atacaksin" der (Tekvin, Bap 27: 30-41).
Babasinin kardesi lehinde yarattigi bu büyük haksizlik nedeniyle Esav'in yüreginde, hakli olarak Yakub'a karsi kin ve onu öldürme duygulari dogar.
Rebeka bunu farkedince Yakub'u çagirir ve ona, bir süre için oralardan uzaklasmasini söyler; söyle der: "Esav seni öldürmek niyetiyle ... kendini teselli ediyor; ve simdi oglum, sözümü dinle ve kalk Haran'a, kardesim Laban'in yanina kaç, ve onun yaninda (kardesinin) öfkesi geçinceye ve gazabi senden dönünceye ve kendisine yaptigin seyleri unutuncaya kadar, bir süre otur; o vakit gönderir ve seni oradan aldiririm" (Tekvin, Bap 27: 41-45).
Bunlari söyledikten sonra Rebeka kalkar ve kocasi Ishak'in yanina giderek Yakub'un Het kizlarindan biriyle evlenmesine engel olmasini ister (Tekvin, 27: 46).
Bunun üzerine Ishak, Yakub'u yanina çagirtir ve onu tekrar mubarek kilar; Kenan kizlarindan kadin almamasini tenbih ederek söyle der: "Kalk, ana'nin kardesi Laban'in kizlarindan kendine kadin al ... Allah seni mubarek kilsin ve seni semereli etsin ve seni çogaltsin, tâ ki kavmlar cumhuru olasin ve sana Ibrahim'in bereketini sana ve seninle beraber zürriyetine versin, tâ ki Allah'in Ibrahim'e verdigi senin gurbet diyarini miras alasin" (Tekvin 28: 1-5)
Hemen belirtelim ki Yakub, daha sonra Israil adini alacak ve Israil ogullari'nin atasi olacaktir. Tevrat'a göre ona Israil adini veren ve onu Israilogullarinin atasi yapan Tanri'dir.
Ve iste bu ayni Tanri'dir ki Yakub'u, daha ana karninda iken kardesi Esav'a üstün kildigini ve onun milletini mubarek kilacagini bildirmistir; ve yine iste bu sözünü tutmak içindir ki yukarda anlattigimiz olaylara vesile yaratmis, örnegin Rebeka'nin ve Yakub'un yalanlarla is görmelerini saglamis, Ishak'i aldatmalarina yardimci olmus ve Ishak'i da Esav'a karsi gaddarca davranmaga sürüklemistir. Fakat bununla da yetinmis degildir. Bakiniz neden ve nasil!
Babasi Ishak'in verdigi ögüt üzerine Yakub, Haran'a dogru yola koyulur. Yolda bir yerde konaklarken rü'yasina Tanri girer ve ona: "Ben seninle beraberim ve gidecegin her yerde seni tutacagim ve seni bu diyara geri getirecegim; çünkü sana söyledigimi yapincaya kadar seni birakmayacagim" der (Tekvin 28: 10-15).
Yakub yürüyüse koyulur ve anasinin kardesi Laban'in bulundugu diyara gelir. Laban kendisini görünce kucaklar ve ona: "Sen gerçekte benim kemigim ve etimsin" der; onu agirlar, yedirir içirir.
Laban'in iki kizi vardir: büyük kizinin adi Lea, digerininki de Rahel''dir. Lea'nin gözleri zayiftir; Rahel ise güzel ve endamli bir kizdir. Yakub Rahel'e asik olur ve Laban'a giderek: "Küçük kizin Rahel için sana yedi sene hizmet ederim" der. Anlasirlar; fakat yedinci senenin sonunda Laban, hile ile Yakub'a büyük kizi Lea'yi vermek ister. Yakub razi olur ve Lea'yi alir. Fakat yedi yil daha çalismak kaydiyle Laban'dan Rahel'i ister. Yine anlasirlar. Yakub, yedi yil Laban için çalistiktan sonra Rahel'i kari olarak alir. Böylece iki kiz kardesle evlenmis olur. Ancak ne var ki Rahel'e karsi daha büyük bir sevgi ve ilgi gösterir. Lea sevilmedigini görür ve kiz kardesini kiskanir.
Tanri Lea'nin yardimina kosar ve onun rahmini açar; buna karsilik Rahel'i kisir kilar. Yakub'un Lea'dan ogullari olur. Bu kez Rahel, Lea'yi kiskanir, çünkü onun çocuklari olmus, kendisinin olmamistir. Bu kiskançlikla cariyesini Yakub'un koynuna vererek ondan çocuk edindirir; tipki vaktiyle Sara’nin, Ibrahim’i kendi cariyesi Hacar’la çiftlestirip Ismail’in dogmasina sebeb oldugu gibi.
Bu arada Lea kisirlasir ve çocuk doguramaz olur. Bunun üzerine o da cariyesini Yakub'a kari olarak verir. Böylece Yakub, iki karisinin "cömertligi" sayesinde bol bol cinsî münasebette bulunma firsatina kavusur; karilarindan ve cariyelerinden bol miktarda çocuklar edinir (Tekvin, Bap 29: 4-35; ve Bap 30: 1-25)
Fakat artik Yakub, memleketine geri dönmek ister. Laban'la gorüsür. Laban kendisine kalmasini rica eder, ve ne dilerse ona verecegini söyler. Buna ragmen Yakub, karilarini ve mallarini alarak bir gece gizlice sivisir. Bunu ögrenen Laban, pesinden gider ve kendisine yetisir. Ona söyle der: "Yaptigin nedir? Benden gizlice sivistin ve kizlarimi harp esirleri gibi alip götürdün. Niçin gizlice kaçtin ve benden gizlice sivistin ve bana bildirmedin ki seni sevinçle ve terennümlerle, tefle ve çenkle göndereyim, ve beni çocuklarimla kizlarimi ögmekten alikoydun? Simdi akilsizca davrandin. Size kötülük etmek elimdedir, fakat babanizin Allah'i dün gece bana söyleyip dedi: -'Kendini sakin, Yakub'a ne iyi ne kötü bir sey söylemeyesin-'. Ve simdi, babanin evini siddetle özledigin için çikip gittin; niçin ilâhlarimi çaldin?" (Tekvin 31: 22-31)
Laban ile Yakub arasindaki tartisma bu minval üzere sürüp gider; fakat iki tarafin çikarlarina uygun bir anlasma ile sona erer (Tekvin 31: 43-45); ve Yakub yoluna devam eder. Bir aralik Tanri kendisine görünür ve adini Israil olarak degistirdigini ve ondan bir millet dogacagini ve kendisinin "cumhur" olacagini, sulbünden kirallar dogacagini ona bildirir (Tekvin, Bap 35: 10-14).
Görülüyor ki Tevrat'a göre Yahudilerin Tanri'si, yalan ve dolanla is gören Yakub gibi bir kimseyi, Isarilogullarinin ata'si ve önderi yapmayi uygun bulmustur.