A) Musa, Tanri indinde sefaatçi durumda görünüp Israil ogularini kendisine itaatkâr kilmak ister:
Aralarinda Yahudi bilim adamlari da olmak üzere, düsünürlerden bir çokguna göre aslinda ortada, ne Ibrahim, ne Izhak, ne Yakub ve ne de Musa diye bir sey vardir. Var olan sey bu adlari, geçmis tarihin efsanevî hikâyelerinden alintilar yaparak, Israil ogullarinin ecdadi gibi gösteren ve bu sayede Israil ogullarini peslerinden sürükleyen din adamlarinin kurnazliklaridir. Bu kurnazliklarin kahramanlarindan biri sayilan Musa'nin yasami verilecek örneklerden biridir.
Tevrat yazarlarinin “Musa” diye belirledikleri “peygamber”, Israil ogullarini kendisine itaatkâr kilabilmek için onlari bir yandan Tanri'nin öz evladlari gibi tanimlarken, diger yandan da Tanri'ya isyankâr ve bu nedenle Tanri'nin gazabina ugramislarda kendi araciligi sayesinde sefaata mazhar olmus gibi göstermistir. Tevrat'da Musa'ya atfolunan kitaplarin hemen her bölümünde (özellikle Tesniye' nin 7ci ve 9cu Bap'larinda) bunun belirli örneklerini bulmaktayiz.
Gerçekten de bu bölümlerde Tanri'nin neden dolayi Israil ogullarina nîmetler verdigi anlatilirken, su belirtilir ki Tanri bunu, sadece kendi sevgili elçisi olarak hareket eden Musa adina yapmistir. Tesniye'de Musa’nin, Israil ogullarina söyle konustugu yazili: "Dinle ey Israil, senden daha büyük ve kudretli milletleri... (yok etmek ve) göklere kadar duvarli sehirleri mülk olarak almak üzere içeri girmek için bugün Erden'den geçiyorsun. Ve bugün bil ki, senin önünde (giden) Allah'in Rab ... onlara boytun egdirecektir; ve onlari kovacaksin ve Rabbin sana söyledigi gibi onlari çabuk yok edeceksin. Allahin Rab, senin önünde onlari disari attiktan sonra yüreginde :- 'Salahimdan dolayi bu diyari mülk olarak almak için Rab beni içeri getirdi-' diye söyleme... Onlarin diyarini mülk olarak almak için senin içeriye girmekligin salâhindan ... ve yüreginin dogrulugundan dolayi degildir... Ve bileceksin ki bu iyi diyari mülk edinmek için Allahin Rab senin salâhindan dolayi ona sana vermiyor; çünkü sen sert enseli bir kavmsin. Allahin Rabbi çölde öfkelendirdigini... unutma. Misir diyârindan çiktigin günden bu yere gelinceye kadar Rabbe karsi âsi oldunuz. Ve Horeb'de Rabbi öfkelendirdiniz... Sizi bildigim günden beri Rabbe karsi âsi oldunuz..." (Tesniye, Bap 9: 1-25).
Israil ogullarinin kötü ve âsi olduklarini onlarin yüzüne böylece vurduktan sonra Musa, onlar için yaptigi fedakarliklari ve Tanri indinde giristigi sefaat cabalarini hatirlatir; Tanri'yi öfkelendirdikleri için Tanri'nin gazaba geldigini, ve onlari Tanri'nin gazabindan korudugunu anlatir; söyle der:
"Rabbi öfkelendirdiniz ve Rab sizi helâk etmek için gazaba geldi... Rabbin sizinle ettigi ahdin levhalarini almak için daga çiktigim zaman, dagda kirk gün, kirk gece kaldim; ekmek yemedim ve su içmedim... Ve vaki oldu ki kirk günün ve kirk gecenin sonunda Rab bana iki tas levhayi, ahit levhalarini verdi. Ve Rab bana dedi: -'Kalk burdan çabuk in. Çünkü Misir'dan çikardigin kavmin fesada düstü, onlara emrettigim yoldan çabuk saptilar; kendilerine dökme bir put yaptilar'- . Ve Rab bana ... dedi: -'Bu kavmi gördüm ve iste sert enseli bir kavmdir; beni birakta onlari helâk edeyim ve göklerin altindan onlarin adini sileyim, ve seni onlardan daha kuvvetli ve daha büyük bir millet edecegim'-. Ve döndüm, ve daglari indim ve dag atesle yaniyordu... Ve gördüm ve iste Allahiniz Rabbe karsi suç etmissiniz, kendinize dökme bir buzagi yapmissiniz. Rabbin size emretmis oldugu yoldan çabuk çikmissiniz... islediginiz suçtan dolayi... Rabbin önünde kirk gün kirk gece yere kapanip kaldim; ekmek yemedim ve su içmedim ve Rabbe yalvardim (ona dedim ki): -'Ya Rab... büyüklügünle kurtardigin, kudretli elle Misir'dan çikardigin kavmini ve mirasini helâk etme. Kullarini, Ibrahimi, Ishaki ve Yakubu hatirla ve ... kavminin kötülügüne ve suçuna bakma, tâ ki bizi çikardigin memleket (Misir halki): -'Rab onlari, kendilerine vaad ettigi diyara götüremedigi... ve onlardan nefret ettigi için, çölde öldürmek üzere onlari çikardi'- diye konusmasin. (Unutma ki) onlar, büyük kudretinle ve uzanmis kolunla çikardigin kendi kavmin ve mirasindir..." (Tesniye, Bap 9: 8-29)
Görülüyor ki Musa, Israil ogullarini Tanri'nin gazabindan kurtarmak için sadece Tanri'ya yalvarmakla ve sadece kirk gün kirk gece yemeyip içmeyip fedekarlik eder görünmekle kalmiyor, ve fakat bir de O'na, hiddetine hâkim olmasini, daha olgun bir davranis içerisinde bulunmasini, ve Ibrahim'e, Ishak'a, Yakub'a daha önce vermis oldugu sözü unutmamasini hatirlatiyor. Bununla da yetinmiyor fakat eger gazaba kapilip Israil ogullarini helâk edecek olursa, bu taktirde Misirlilarin kendisini "âciz" ve "fesatçi" olmakla damgalayacagini anlatiyor.
Bu anlatmaya göre Tanri zayif hafizali, unutkan, ve hiddetine hakim olamayan ve Musa'nin tavsiyelerine muhtaç nitelikte bir varlik durumundadir.
Fakat is bununla bitmis degildir: bu duruma indirdigi Tanri'yi Musa, simdi kendisine âdeta itaat eder durumda göstermek ister ve söyle konusmaya baslar: "Ve o vakit Rab bana dedi: -'Kendin için evvelkiler gibi iki tas levha yap ve daga yanima çik... parçaladigin evvelki levhalar üzerindeki... sözleri bu levhalar üzerine yazacagim ve onlari sandiga koyacaksin-' ... (Tanri'nin dedigi gibi yaptim) ve daga çiktim... Ve (Rab)... levhalar üzerine evvelki yaziya göre yazdi ve ... onlari bana verdi... ve ben... kirk gün kirk gece dagda kaldim; ve Rab bu kere de beni dinledi (Bundan dolayidir ki sizleri) helâk etmek istemedi. Ve Rab bana dedi: -'Kalk, göç için kavmin önünden yürü, ve onlara vermek üzere atalarina and ettigim diyara girecekler, ve onu mülk olarak alacaklar'-... " (Tesniye, Bap 10: 1-12).
Bütün bunlari sagladiktan sonra artik Israil ogullarindan itaatkarlik saglayacagini düsünen Musa onlara söyle der: "Ve simdi ey Israilogullari! Allahin Rab'den korkmaktan, onun (yolunda yürümekten, ve onu sevmekten ve bütün yüreginle ve bütün caninla Allahin Rabbe hizmet etmekten ve... Rabbin emirlerini ve kanunlarini tutmaktan baska... Rab senden ne istiyor?... Rab atalarinizdan razi oldu, onlari sevdi ve onlardan sonra zürriyetlerini (yani) sizi bugün oldugu gibi bütün kavimlerin arasindan seçti. Bunun için ... artik sert enseli olmayin..." (Tesniye, Bap 10: 12-17)
Birazdan görecegiz ki Musa, Israil ogullarini kendisine baglamak maksadiyle bu yukardaki taktigi gelistirmis ve Tanri'yi onlara sirin gösterecek kiliklarda tanimlamistir.