G) Tanri'nin “sevgili peygamberi” Musa, esir alinan kadinlarin ve çocuklarin öldürülmelerini emreder; Tanri da bu emirleri benimser:
Tevrat'da yazilanlara göre Tanri'nin inâyetlere bogdugu ve daha dogusu anindan itibaren mucizelerle donattigi ve kendisine "sevgili peygamber" yaptigi Musa, yine Tevrat'da yazilanlardan anlasildigina göre, tarihin yetistirdigi en acimasiz insanlardan biri olmustur. Tanri'yi kendisine yardimci ve araci bilerek insanlari asip kesmek ve yabanci milletleri kiliçtan geçirmek, yagma ve talan ve çapul etmek gibi hususlarda rakibi pek az kisilerden biri olmustur. Daha çok genç bir yasta, ve hiç yoktan denebilecek bir nedenle adam öldürdügü, daha sonra kardeslerinden birini vuruyor diye bir Misirliyi öldürüp gizlice kuma gömdügü Tevrat'da yazilidir (Çikis, Bap 2: 11-12). Kavga eden iki insani ayirmak ve aralarini bulmak mümkün iken bu çözüme hiç yanasmayip kan dökmege çalismak, elbetteki Musa gibi bir kimseden beklenecek bir sey degildir.
Hemen ekleyelim ki Musa'nin olumsuz davranislari bu tür olaylara münhasir kalmis degildir. Tevrat’da yazilanlardan anlasilmaktadir ki o, ömrünün geri kalan kismini çogu kez, insanalrin kellelerini kestirtmekle geçirmistir. Fakat bu davranislar içerisinde bazilari vardir ki bir insani, velevki bu insan "peygamber" olarak taninsin, vicdan sizlatici karakterde kilmaga yeterlidir: verilecek örneklerden biri, Midiani'lere karsi giristigi savas sonucu ele geçirdigi esirlere karsi tutumudur. Olay su:
Tevrat'in Sayilar kitabinda anlatildigina göre Tanri Musa'ya: "Midyanîlerden Israil’ogullarinin öcünü al; ondan sonra kendi kavmina katilacaksin" diye emir verir (Sayilar, Bap 31: 1-2).
Bu emir üzerine Musa kavmini toplar ve onlara: "Midyandan Rabbin öcünü almak için aranizdan adamlar silahlandirin" der ve savas hazirligina geçer (Sayilar, Bap 31: 3-7). Hazirlik tamamlaninca orduyu sefere gönderir. Savas sonunda zafer saglanir. Midyan'in basinda bulunan Kiral da dahil olmak üzere, esir edilen Midyanli bütün erkelerin kelleleri kesilir. Geri kalan kadinlar ve çocuklar esir alinarak götürülür. Ayrica Midyanlilara âit bütün mallar, hayvanlar ve sürüler çapul edilir. Midyanilerin bütün sehirleri ve obalari yakilir. Alinan esirler, çapul mallar ve tüm ganimet oldugu gibi Musa'ya getirilir. Esasen Musa ve kâhin Eleazar ve Israil’ogullari cemâatinin beyleri, orduyu karsilamak üzere ordugahin disarisina çikmis beklemektedirler. Çenk'ten dönen ordunun, kadin ve çocuklarla dolu olarak buyük bir esir kafilesi halinde getirildigini gören Musa fena halde öfkelenir; ve ordunun subaylarini karsisina alip onlari iyicene azarladiktan sonra söyle emreder: "Ve simdi çocuklar arasindaki her erkek çocugu öldürün ve erkekle yatmis olarak erkek bilen her kadini öldürün. Ve erkekle yatmis olmiyarak erkek bilmeyen bütün kadin çocuklari kendiniz için birakin". (Sayilar, Bap 31: 15-20)
Musa'dan sonra kâhin Eleazar söz alir ve subaylara hitaben: "Rabbin Musa'ya emrettigi seriât'in kanunu budur" diyerek Musa'nin söylemis olduklarini dogrulamak ister (Sayilar, Bap 31: 21).
Bütün bunlar Tanri'nin gözleri önünde ve onun isteklerine uygun olmak üzere olusmaktadir. Bundan sonra Tanri tekrar Musa ile konusur ve ona, Midyanilerden alinan çapul mallarin nasil paylasilacagini bildirir; söyle der: "Sen ve kâhin Eleazar ve (cemâat reisleri), (insan) olsun hayvan olsun, alinmis olan çapul malinin tamamini al, ve çapul malini cenge çikan cenk erleri ve bütün cemâat arasinda yari yariya böl. Ve cenge çikan askerlerden, insandan olsun, hayvandan olsun, sigirdan olsun, eseklerden olsun, sürülerden olsun, besyüzden bir can olmak üzere Rab için vergi alacaksin; onlara düsen yaridan al ve Rabbin kaldirma takdimesi olarak kâhin Eleazar'a ver. Ve Israilogullarina düsen yaridan, insandan olsun, hayvandan olsun... her elliden çekilmis olan birini alacaksin ve onlari Rabbin meskeninin bekçiligini tutan Levililere vereceksin" (Sayilar, Bap 31: 27-32).
Bu paylasma sonucunda kâhin Eleazar ve Musa, bol miktarda aldiklari esirlerden ve hayvanlardan gayri, ayrica cenge katilan erlerin ve subaylarin Midyanilerden çaldiklari altin esyayi, ayak halkalarini, bilezikleri, yüzükleri ve küpeleri de kendileri için alikorlar (Sayilar, Bap 31: 48-54)
Görülüyor ki Musa'nin Tanri'si, yukarda belirttigimiz gaddarliklar bir yana fakat bir de yagma ve talan ürünü olan seyleri paylasmak hususunda da oldukça becerikli bir uygulama izlemistir: âdil usullere göre paylastirma yapar görünürken, kendi çikarlarini da ihmal etmemistir.
Söylemeye gerek yoktur bunlari yapan ve yaptiran Tanri degil fakat Tanri'yi bu sekilde tanimlayan ve kendi siyâsetine araç yapan Musa'dir. Bundan dolayidir ki akilci düsün insanlarinin söylemelerine göre, aslinda ortada Musa diye bir kimse yoktur; var olan sadece Musa masalini kendilerine dünyâlik yapanlardir.