I) Tevrat’in anlatmasina göre Musa'nin Tanrisi, Israil ogullarini hosgörüsüz ve baska miletlerin inanç ve geleneklerine saygisiz kilmakta ustadir:
Tevrat'ta yasamini okudugumuz Musa, aslinda halkin kutsal bildigi ilahlari ve putlari kendisine rakip bilen ve bunlari yok edebildigi takdirde sinirsiz bir iktidara ve saltanata kavusabilecegini düsünen bir kimsedir. Bundan dolayidir ki Tanri'yi, Israil ogullari ugruna nîmetler yagdirmak isteyen ve fakat bu isi, onlari ilahlara ve putlara tapmaktan vazgeçirmek için yapan bir “Yaratan” gibi tanimlamis, kendisini de onun elçisi saymistir.
Öyle anlasiliyor ki bu ihtiras Musa'yi, hösgörüsüzlüge ve bagnazliga sürükleyecek çaptadir; o kadar ki insanlari birbirlerinin düsmani kilmaktan kaçinmaz, velev ki bu insanlar birbirlerinin yakin akrabalari olsunlar.
Fakat bunu yaparken bir de kendi milletini, farkli inançtaki milletlere karsi düsman yapip, hosgörüsüz kilmakta pek usta görünür. Basvurdugu usûller, biraz yukarda gördügümüz gibi, saldiri yolu ile insanlari kiliçtan geçirmek, yagma ve talan ve çapulculuk etmek, sehirleri yakip yikmaktir.
Ancak ne var ki mal ve mülkünü yagma ve talan ettigi. milletlerin inanç ve an'anelerine de darbe indirmekten geri kalmaz. Israil ogullarina verdigi su emir bunun nice canli örneklerinden biridir:
"Mülklerini alacaginiz (yagma ve talan edeceginiz) milletlerin yüksek daglar ve tepeler üzerinde, ve her yesil agaç altinda ilâhlarina ibadet ettikleri bütün yerleri mutlaka harap edeceksiniz, ve onlarin mezbahlarini yikacaksiniz ve onlarin Aserlerini ateste yakacaksiniz ve ilâhlarinin oyma putlarini baltalayacaksiniz ve o yerden adlarini yok edeceksiniz..." (Tesniye, Bap 12: 2-4)
Kendi iktidarini ve saltanatini koruyabilmek maksadiyle Musa'nin uyguladigi taktik korkunçtur. Bu ugurda ana, baba, kardes baglarini dahi kopartmaktan kaçinmaz.
Kendisini "peygamber" olarak tanittigi ve aslinda her seyi hayalinden uydurarak yaptigi için, kendisi gibi bir baskasinin da ayni yolu deneyebilecegini ve halki pesinden sürükleyebilecegini düsünerek hareket eder. Bunun çarelerini bulmustur; Israil ogullarina söyle der: "Eger aranizdan bir peygamber, yahut rüya gören çikarsa, ve sana bir hârika yahut bir alâmet verirse ve: -'Bilmediginiz baska ilahlarin ardinca yürüyelim ve onlara kulluk edelim'- diye hakkinda söyledigi alâmet yahut hârika vaki olursa, peygamberin yahut rüya görenin sözlerini dinlemeyeceksin; çünkü Allahiniz Rabbi bütün yüreginizle... seviyor musunuz diye bilmek için Allahiniz Rab sizi deniyor. Allahiniz Rabbin ardinca yürüyeceksiniz ve ondan korkacaksiniz ve onun emirlerini tutacaksiniz ve onun sözünü dinleyeceksiniz ve ona kulluk edeceksiniz. Ve o peygamber, yahut o rüya gören öldürülecek; çünkü ... sizi Misir diyarindan çikaran ve sizi kölelik evinden kurtaran Allahiniza karsi sapiklik söylemistir. Böylece aranizdan kötülügü atacaksiniz" (Tesniye, Bap 13: 1-5)
Ve iste "peygamber" diye ya da "rüyaci" diye ortaya çikan kisiler ana, baba, kardes, es ya da benzerî yakinlar bile olsa, Tanri’dan baskasina yönelme egilimindeyseler, mutlaka öldürülmelidirler. Tevrat'da Tesniye kitabinda) söle yazili:
"Eger kardesin, ananin oglu, yahut kendi oglun, yahut kendi kizin, yahut koynundaki karin yahut canin gibi olan dostun, seni gizlice bastan çikarmak için... sana yakin yahut senden uzak olan milletlerin ilahlarindan biri hakkinda: -'Gidelim, baska ilahlara kulluk edelim'- derse ona uymayacaksin... ve gözün ona acimayacak ve esirgemeyeceksin... fakat onu mutlaka öldüreceksin; onu öldürmek için önce senin elin, ve sonra kavmin eli onun üzerinde olacak. Ve ölsün diye onu taslayacaksin, çünkü seni Misir diyarindan, kölelik evinden çikaran Allahin Rabden seni çekmege çalismistir. Ve bütün Israil isitip korkacaklar ve bir daha aranizda bunun gibi kötü bir sey yapmiyacaklardir" (Tesniye, Bap 13: 6- 11).
Eger bu sekilde hareket eden bütün bir sehir halki ise, o sehir halki tüm olarak kiliçtan geçirilip, yok edilmelidir (Tesniye, Bap 13: 12-18).
Musa’nin Tanri’sinin bu söylediklerinin özeti sudur "Sizi benden baskasina itaate sürükleyecek olanlara itaat etmeyin; onlari öldürün, velev ki onlar ananiz, babaniz ya da kardesiniz ya da bütün bir sehir halki olsunlar".