K) Tevrat’in açiklamsina göre Musa, Tanri'nin agziyle Israil ogullarini korkutarak, ve minnet altinda tutarak, ya da suçluluk duygusu içerisinde birakarak ya da onlara nîmetler (ülkeler, güzel kadinlar vs...) va’dinda bulunarak is görür, ve bu yoldan onlari kendisine itaat ettirir.
Tevrat'da Musa'nin Tanri diye tanimladigi sey aslinda kendisidir: Israil ogullarini Tanri'ya boyun egdirtirken, aslinda kendi emirlerine boyun egdirtmis olur. Bunu saglayabilmek için buldugu formül, Tanri'nin Israil ogullari ile bir ahid yaptigidir: güyâ bu ahid geregince Israil ogullari Tanri'dan baska “tanri” kabul etmeyecekler, puta ve ilâhlara tapmayacaklar, sadece Tanri'nin emrine boyun egecekler, ve buna karsilik Tanri da onlari nîmetler içinde tutacaktir.
Musa’nin söylemesine göre “Rab”, esasen Israil’ogullarina “Allah” olmak için onlara büyük iyilikte bulunmus, onlari Misir diyarindan çikarmis, kölelikten kurtarmistir. Bunu anlatmak maksadiyle Tanri’nin söyle konustugu yazilidir Tevrat’da: "Ben Kenân diyarini size vermek ve size Allah olmak için, sizi Misir diyarindan çikaran Allahiniz Rab'im" (Levililer, Bap 25: 38).
Ve Tanri, bu tür sözleri Tevratin hemen her bölümünün her Bap'inda hatirlatmaktan bikmaz. Tesniye'de söyle der: "Seni Misir diyarindan, kölelik evinden çikaran, içinde yakici yilanlar ve akrepler ve susuz, kurak toprak bulunan büyük ve korkunç çölde seni yürüten, sert kayadan senin için su çikaran... Allain Rabbi unutmiyasin, ve ta ki, yüreginde: -'Benim için bu serveti yapan kendi kudretim ve kuvvetli elimdir-' demiyesin... çünkü servet kazanmak için sana kudret veren odur. Ve vaki olacak ki eger Allahi unutur ve baska ilahlarin ardinca yürürsen ve onlara kulluk eder ve onlara secde kilarsan, sehadet ederim ki mutlaka helak olacaksiniz. Rab, sizin önünüzden milletleri nasil yok etti ise, öylece yok olacaksiniz, çünkü Allahiniz Rabbin sözünü dinlemediniz" (Tesniye, Bap 8: 14-20; benzerî konusmalar icin bkz. Tesniye, Bap 4: 20-24; 32-34; 37-40; Bap 5: 6; Bap 6: 20-25)
Öte yandan Tanri, Israil’ogullarinin “ahd”e aykiri bir hareketle baska ilahlara ya da putlara tapmalari halinde taslanmak sûretiyle öldürüleceklerini hatirlatmayi, daha dogrusu korkutmayi da ihmal etmez (Örnegin bkz. Tesniye, Bap 4: 25-29; Bap 17: 2-7).
Musa'nin olusturdugu bu tema, Tevrat'in ana tema'sidir ve din verileriyle siyaset yapmanin sirri olarak halki yönetenlerin elinde bütün kitap boyunca is görecektir.
Nitekim Musa, bizzat kendisi, halka bir sey yaptirtmak (örnegin halki savasa sürüklemek) istedigi zaman Tanri'yi bu sekilde konusur gösterirdi. Halktan direnis gördügü zamanlarda da Tanri'yi gazaba gelmis gibi yapar, halki Tanri'ya azarlatir, ya da Tanri tarafindan cezalandirilma tehdidi altinda tutardi. Çogu zaman Tanri nezdinde halk lehine sefaatta bulunup Tanri'yi yatistirmis gibi görünür, böylece halki minnettar kilip, onlara kendi istediklerini kabul ettirirdi.
Nice örneklerden biri söyle: Misir'dan çiktiktan sonra rastladiklari güçlüklerden ve yokluklardan dolayi Israil ogullari sikâyetçi olmaga ve "Misir'da parasiz yedigimiz baligi, hiyarlari ve karpuzlari ve prasalari ve soganlari... hatirliyoruz; fakat simdi canimiz kurudu, hiç bir sey yok.... Niçin Misir'dan çiktik" diyerek aglayip sizlanmaga baslarlar (Sayilar, Bap 11: 5-9; 20, Bap 12, 13,14) . Bütün Israil ogullari Musa'ya ve Harun'a karsi söylenirler. Kendilerine bir bas seçip Misir'a dönmeyi düsünürler. Fakat Tanri onlari isitir ve öfkelenir; Musa'ya söyle der: "Ne vakte kadar bu kavm beni hor görecek? ve aralarinda yapmis oldugum bütün alametlere ragmen ne vakte kadar bana iman etmeyecekler? Onlari veba ile vuracagim, onlari mirastan mahrum edecegim, ve seni onlardan büyük ve kuvvetli bir millet edecegim" (Sayilar, Bap 14: 11-12)
Fakat Musa Tanri'yi yatistirir ve söyle der: "...Ve eger bu kavmi... öldürürsen, o zaman senin söhretini isitmis olan milletler söyleyip diyecekler: -'Rab kendilerine and ettigi diyara bu kavmi götüremedigi için onlari çölde öldürdü. Ve simdi niyaz ederim Rabbin kudreti büyük olsun, nasil ki sen söyleyip dedin: -'Rab çok sabirlidir ve merhameti çoktur, fesadi ve günahi bagislar'- ... Niyaz ederim, Misir'dan buraya kadar bu kavmi nasil bagisladinsa, bu kavmin fesadini merhametinin büyüklügüne göre bagisla" (Sayilar: Bap 14: 13-19).
Musa'nin bu sözleri üzerine Tanri yumusar ve Musa'ya: " senin sözüne göre (onlari) bagisladim" der (Sayilar, Bap 14: 20). Bununla beraber kendisine karsi isyankar davranmis olan kisileri veba hastaligi ile vurur (Sayilar, Bap 14: 37)
Görülüyor ki Tanri, hani sanki Musa'dan tavsiye almaga muhtaç, ve ancak onun makul sözleri üzerine is görebilirmis gibi bir durumdadir.
Bu yukardakine benzer durumlara daha sonraki Bap'larda rastlamak mümkün. Örnegin Sayilar kitabinin 21ci Bap'inda Israil ogullari, kendilerini Amorîlere karsi savasa sürüklemk isteyen Tanri'ya: "Bizi neden Misir'dan çikarip bu hallere düsürdün, vs..." diye çatarlar (Sayilar, Bap 21: 5), ve bu yüzden Tanri tarafindan cezalandirilirlar (Sayilar, Bap 21: 6) fakat sonra nedâmet duyarlar ve onlarin bu nedâmetini Musa Tanri'ya bildirir ve Tanri'dan sefaat diler. Tanri onun istegini kabul edip, onlari afveder (Sayilar Bap 21: 7-10). Afv edilen halk Musa'ya minnettar kalip onun emirlerine boyun egerek Amorîler üzerine saldiriya geçerler (Sayilar, 21: 10 ve d.). Saldiri sonucu basta Amorîlerin kirali olmak üzere halkin tamami kiliçtan geçirilir (Sayilar, Bap 21: 31-35).
Daha sonra Moab ovasina gelindikte, Tanri Israilogullarina, Musa araciligiyle emir verir: "Kenân diyarina geçtiginiz zaman memlekette oturanlarin hepsini önünüzden kovacaksiniz...diyari mülk olarak alacaksiniz ve orada oturacaksiniz, çünkü onu mülk emek üzere size verdim..." (Sayilar, Bap 33: 50-53).
Tanri'nin dedigi gibi yapilir. Yine bunun gibi Tesniye'de Tanri, Israil ogullarini suçluluk duygusu içerisinde birakir; Musa'ya hitaben söyle der: "Iste sen atalarinla uyuyacaksin' ve bu kavm kalkacak, aralarinda bulunmak üzre gitmekte olduklari diyarin yabanci ilâhlari ardinca zina edecekler ve beni birakacaklar, ve onlarla ettigim ahdimi bozacaklar. Ve o gün onlara karsi öfkem alevlenecek ve onlari birakacagim, ve onlardan yüzümü saklayacagim, ve onlar yenilip bitecekler, ve onlara çok kötülükler ve sikintilar erecek, ve o gün diyecekler: -'Aramizda Allahimiz olmadigi için degil midir ki bize bu kötülükler erdi?'- . Ve baska ilahlara dönmekle yaptiklari bütün kötülükten dolayi ben o gün mutlaka yüzümü saklayacagim..." (Tesniye, Bap 31: 16-19).
Bu dogrultuda olmak üzre de Musa Israil ogullarina söyle der:
"... ben bugün sizinle beraber daha sagken Rabbe karsi âsi oldunuz; ölümümden sonra ne kadar ziyade âsi olacaksiniz?. Siptlarinizin bütün ihtiyarlarini ve ileri gelenlerini yanima toplayin... onlara karsi gökleri ve yeri sahit tutayim. Zira biliyorum ki ölümümden sonra büsbütün bozulacaksiniz ve size emrettigim yoldan sapacaksiniz; ve son günlerde sizi kötülük karsilayacak; çünkü ellerinizin isi ile Rabbi öfkelendirmek için onun gözünde kötü olani yapacaksiniz" (Tesniye, Bap 31: 27-29)
Görülüyor ki Musa, Israil ogullarini suçluluk duygusu içerisinde tutarak kendisine boyun egdirtme kurnazliginda rakipsizdir.