A) Samson ile Dalilah hikâyesi:

Abdon'un ölümünden sonra Israil ogullari, mutad üzere yine Tanri'ya sirt cevirirler; yine Tanri onlari cezalandirir ve kirk yil boyunca Filistinlilerin boyundurugu altina sokar (Hakimler, Bap 13: 1). Bu kötü yasamdan bikan Israil ogullari yine feryada baslarlar; Tanri yine onlara acir ve yardimci olmak üzere Filistinlilere oyun oynar. Oysa ki zavali Filistinlilerin günahi yoktur, çünkü Israil ogullarini onlarin boyundurugu altina sokan Tanri'dir. Tanri'nin Filistinlilere oynadigi oyun Hâkimler kitabinda "Simson" hikâyesi olarak anlatilmistir ki "Samson ve Dalila" adi altinda edebiyat tarihine malzeme isini görmüstür.

Gerçekten de Hakimler Kitabi'na göre Tanri, Danî'ler siptindan Manoah adindaki bir adamin kisir olan karisina meleklerinden birini gönderir. Melek kadina: "Iste simdi, sen kisirsin ve dogurmuyorsun, fakat gebe kalacaksin ve bir ogul doguracaksin" Hakimler Bap. 13: 3) der. Kadin olan bitenleri kocasina anlatir, fakat kocasi pek inanmaz ve Tanri'ya yalvararak melegini tekrar göndermesini ister. Dilek geregince Tanri melegini gönderir ve melek, daha önce karisina söylemis olduklarini ona tekrarlar. Manoah Tanri'ya ekmek ve oglak takdimesinde bulunur. Az zaman sonra bir oglu olur ve adini Simson koyar. Çocuk büyür ve Tanri onu mubarek kilar, ve ruhu ile güçlendirir (Hakimler, Bap, 13: 1-25)

Günlerden bir gün Simson, Timna'ya gider ve orada gördügü Filistin kizlarindan birine asik olur. Derhal eve döner ve ana, babasina bu kizi kendisine kari olarak almalari için yalvarir. Fakat anasi ve babasi kendisine, Israil kavminden biriyle evlenmesini söylerler; söyle derler: "Kardeslerinin kizlari arasinda, yahut bütün kavmimin arasinda bir kadin yok mu ki, sünnetsiz Filistîlerden kadin almaga gidiyorsun? " (Hakimler, Bap 14: 3)

Fakat Simson onlari dinlemez ve : "Onu bana al, çünkü gözüme o hos görünüyor" (Hakimler 14: 4) diye tutturur. Aslinda onu bu sekilde söyleten Tanri'dir, çünkü Tanri Simson ile bu kizi evlendirmek sûretiyle Filistilerden öç almak kararindadir.

Neden acaba Tanri bu oyunlara tenezzül eder ve Israil ogullarini cezalandirmak için önce onlari Filistilerin boyundurugu altina sokar ve sonra kurtarmak için Filistilerden öç almaga çalisir? Ve neden, eger Israil ogullarini cezalandirmak gerekiyorsa, bunu baska bir millete zarar vermeden yapmaz?

Bu tür sorulara kalkismak dogru degildir çünkü kalkisildigi taktirde halk yiginlarini kandirmak için hikaye bulmak güçlesir. Hikâyemize devam edelim:

Simson'un israri üzerine ana ve baba razi olup hep birlikte Timna'ya inerler. Yolda bir arslanla karsilasirlar; arslan Simson'a kükrer; hemen o an Tanri'nin ruhu Simson'a iner; Simson arslani yakaladigi gibi ikiye böler, parça parça eder. Fakat bu olanlari ana ve babasi görmezler. Yola devam olunur ve Timna'ya gelindikte Simson, aradigi kizi bulur. Kiz ondan hoslanmistir. Evlenirler, ziyâfetler verilir, eglenilir. Daha sonra Simson kadini almak için döndügünde, aslanin lesini görmek ister. Bir de görür ki aslanin lesinde bir ari sürüsü ile bal var. Bali avuçlarina alir ve babasi ile anasinin yanina gelir; onlara da bal'dan verir. fakat bu bali aslanin lesinden aldigini onlara bildirmez.

Simson ziyafete katilan otuz arkadasa söyle der: "Simdi size bir bilmece söyliyeyim; ziyafetin yedi gününde onu bulup bana bildirebilirseniz, size otuz keten esvap ve otuz yedek esvap verecegim; fakat bana bildiremezseniz o zaman siz bana 30 keten esvap ve 30 yedek esvap vereceksiniz". Ve sonra aslan olayi ile ilgili oldugu anlasilan su bilmeceyi onlara sorar: "Yiyenden yiyecek çikti; ve kuvvetliden tatli çikti". (Hakimler, Bap 14: 12)

Bunun üzerine kiz tarafindan olanlar bilmecenin çözümünün ne oldugunu ögrenmesi için Simson'un karisini sikistirirlar: "Kocani kandir da bize bilmeceyi bildirsin, yoksa seni ve babanin evini yakariz..." derler (Hakimler, Bap 14: 15).

Bu tehdid karsisinda kadin, Simson'un önünde aglar sizlar ve onu kandirmak için: "Benden... nefret ediyor ve beni sevmiyorsun; kavmimin ogullarina bilmece söyledin ve bana bildirmedin" (Hakimler, Bap 14: 16). Fakat karisinin bu israrlarina ragmen Simson bilmeceyi açiklamak istemez. Bununla beraber karisinin yedi gün boyunca aglayip sizlamalari üzerine dayanamaz ve her seyi ona söyler. Kadin da kavminin adamlarina bunu bildirir.

Yedinci günün aksami, günes batmadan önce adamlar Simson'a bilmecenin çözümünün ne oldugunu anlatirlar. Bunun üzerine Simson, adamlara 30 keten esvap ve bir o kadar yedek esvap vermek zorunda kalir. Söylemeye gerek yoktur ki Tanri'nin yardimiyle bunu saglamaktan kolay bir sey yoktur. Nitekin Tanri'nin ruhu ile kuvvetlenmis olarak Askelon denen yere gider ve onlardan otuz insani öldürür ve esvaplarini alip bilmeceyi çözenlere verir (Hakimler, Bap 14: 16-20)

Faka bu olaydan sonra Simson'un karisinin babasi onu bir baska adamla evlendirir; evlendirdikten sonra da Simson'a söyle der: "Gerçek ondan tamamen nefret ediyordun diye düsündüm; bundan dolayi onun senin arkadasina verdim. Küçük kizkardesi ondan daha güzel degil mi? Rica ederim bunun yerine o senin olsun" (Hakimler, Bap 15: 2). Simson ona: "Bu sefer Filistililere kötülük edince onlardan ötürü suçsuz olurum" der ve gidip üç yüz çakal tutar, çakallari kuyruk kuyruga çevirir ve iki kuyrugun arasina mesale koyup yakar ve onlari Filistililerin ekinlerine salar; ekinlikleri ve zeytinlikleri yakar. Bunun üzerine Filistililer Simson'un karisini ve babasini ateste yakarlar ve sonra Yahudu’lardan öç almak için karargah kurarlar. Yahudu’lar korkuya kapilip Simson'a derler: "Filistilerin bize hâkim olduklarini bilmiyor musun ?Ve bize ettigin bu nedir?". Simson da yanit olarak: "Onlar bana ne yaptilarsa, ben de onlara öyle yaptim" der. Bunun üzerine Simson'un elllerini kollarini baglayip Filistililere verirler. Fakat Tanri'nin ruhu yine yetisir ve verdigi kuvvetle Simson bir vurusta iplerini koparip ve binlerce Filistiliyi hemen oracikta öldürür (Hakimler 15: 11-20). Bu arada eline bir esek çene kemigi geçer; onunla da bin kisiyi öldürür. Büyük bir sevinçle söyle konusur: "Esek çene kemigiyle bir yigin, iki yigin; Esek çene kemigiyle bin kisi vurdum" (Hakimler, Bap 15: 16)

Ne iç açici ve ahlâk yaratici bir davranis degil mi?

Fakat bunlari söylerken birden bire susuzluk duymaya baslar; susuzluktan bogazi kurur. Hemen Tanri'ya feryad edip yakinir: "Sen kulunun eliyle bu büyük kurtulusu verdin; ve simdi susuzluktan ölecegim ve sünnetsizlerin eline düsecegim" (Hakimler,. Bap 15: 18)

Hiç Tanri onun sünnetsizler eline düsmesini ister mi? Elbetteki istemez. Istemedigi içindir ki derhal Lehi'deki bir çukuru yarar ve oradan su fiskirtir. Simson kana kana suyu içer, susuzluktan kurtulur. Sonra yoluna devamla Gaza denilen mevkie gelir. Orada bir fahise görür ve onunla cinsî münasebette bulunur (Hakimler, Bap: 15: 19; Bap 16: 1).

Onun geldigini haber alan Gazali'lar etrafini sararlar ve sehrin kapisinda pusu kurarlar. Fakat Simson gece yarisi kalkar sehir kapisinin kanatlarini tuttugu gibi sürgüleriyle birlikte koparir ve omuzlarinin üzerine koyarak Hebron karsisindaki dagin tepesine çikar (Hakimler, Bap 16: 3). Daha sonra Sorek vadisine iner ve orada bir kadina asik olur. Kadinin adi Delila'dir. Filistî'lerin beyleri Delila sayesinde Simson'u ele geçirmege çalisirlar ve Delila'ya söyle derler: "Onu kandir, ve bak onun büyük kuvveti nededir, ve onu baglayip alçaltmak için ne ile basa çikabiliriz; ve biz her birimiz sana bin yüz parça gümüs veririz". (Hakimler, Bap 16: 5)

Delila teklifi kabul eder ve kendisine asik olan Simson'un sirrini ögrenmek için planlar kurar. Fakat bir türlü basari saglayamaz; her def'asinda Simson onu yaniltir. Her de'fasinda kadin ona: "Iste, benimle eglendin, ve bana yalanlar söyledin; simdi rica ederim, bana bildir, ne ile baglanabilirsin?" der. Fakat onu sikistirmaga devam eder. Nihâyet Simson sirrini açiga vurur ve kadina söyle der: "Basima ustura degmemistir, çünkü ben ana rahminden Allaha nezîrim; eger tiras olursam, o zaman kuvvetim benden gider, ve zayif olup baska her adam gibi olurum" Hakimler, Bap 16: 17).

Bunu duyan Delila, derhal Filistililere durumu bildirir. Kendisine va'd olunan parayi aldiktan sonra Simson'u dizlerinde uyutur; sonra birisini çagirtip Simson'un basini tras ettirir. Simson artik güçsüz kalmistir. Sirrini sevdigi kadina açikladigi için olacak, muhtemelen Tanri ondan ayrilmis, onu tek basina birakmistir. Fakat neden onu bu kadina asik etmistir ve neden ona bu oyunlari oynamistir, bilinmez. Bu olsa olsa Tanri'yi bu hallere düsürmekten kaçinmayanlarin, yani “Kutsal” kitab yazarlarinin bilecekleri is. Mümkündür ki bu yazarlar kadin, erkege ihânet etsin de adi kötüye çiksin diye hikâyenin bu kismini bu sekle sokmuslardir!

Bu itibarla hikâyemize devam edebiliriz.

Simson uykudan uyaninca gitmek ister; fakat Filistiler onu yakalayip gözlerini oyarlar ve Gaza'ya indirip tunç zincirlere baglarlar ve hapishanede degirmen çevirmege mahkum kilarlar (Hakimler, Bap 16: 17-22)

Fakat az zaman sonra Simson'un basinda saç uzamaga baslar; fakat Filistilerin durumdan pek haberleri yoktur. Ilâhlarina kurban adayip eglenmektedirler. Aralarinda söyle konusurlar: "Memleketimizi harap eden, bizden bir çoklarini öldüren düsmanimiz Simson'u, ilahimiz bizim elimize verdi" (Hakimler, Bap 16: 23-24).

Bu arada Simson Tanri'ya yalvarir: "Ya Rab Yehova, niyaz ederim, beni hatirla, ve niyaz ederim, ancak bu kerelik, ey Allah, beni kuvvetlendir de Filistilerden iki gözüm için birden öç alayim" (Hakimler 16: 28)

Dedigi gibi olur, Tanri onu kuvvetlendirir ve bu kuvvetle Simson içinde bulundugu binanin direklerini temelinden oynatip yikar. Bina beylerin ve bütün kavmin üzerine iner ve orada bulunanlarin hepsi ölür; onlarla birlikte Simson da ölür.