XV) Tanri, Israil ogullarina Davud'u "peygamber" ve Kiral olarak seçer: o Davud ki bütün ömrünü insanlarin kellelerini kestirtmekle, yagma ve talanlarla, ve ahlâk kurallarini çignemekle geçecektir:

Biraz önce belirttigimiz gibi Tanri'nin emirlerini harfiyen yerine getirmedigi için Saul, Tanri'nin gazabina ugramis ve tahtini kaybetmistir. Sadece Tanri'nin gazabina ugramis degil fakat ayni zamanda babasi Samuel'in de düsmanligini kazanmistir. Bununla beraber Samuel, oglu için yas tutmaktan geri kalmamis ve bu yüzden Tanri'nin hismina ugramistir.

Gerçekten de Tanri Samuel'e yas tutmaktan vazgeçmesini emreder ve onu, Israil üzerine yeni bir kiral bulma isiyle görevlendirir: söyle der: “Israil üzerine kiral olmasin diye Saulu reddettigim halde sen ne vakte kadar ona yas tutacaksin? yag boynuzunu yagla doldur ve git; seni Beyt-lehemli Yesseye gönderecgim; çünkü onun ogullari arasinda kendim için bir kiral hazirladim" (1 Samuel, Bap 16: 1).

Ancak Samuel, Saul’dan çekindigi için, Tanri'ya söyle yanit verir: "Nasil gideyim. Saul isitirse beni öldürür" (1 Samuel, Bap 16: 2).

Fakat Tanri onu ikna eder: "Yanina bir buzagi al ve : -'Rabbe kurban etmek için geldim-' de. Ve Yesseyi kurbana çagir, yapacagin seyi sana bildirecegim" der. (1 Samuel , Bap 16: 2-3).

Yesse'nin sekiz oglu vardir. Bu oglanlardan en küçügü olan Davud, "kizil, gözleri de güzel ve bakilisi hos" bir delikanlidir. Samuel onu gördügü an Tanri kendisine: "Kalk onu meshet; çünkü bu odur" der. Samuel yag boynuzu ile Davud'u mesheder; böylece Tanri'nin ruhu Davud'un üzerine inmis olur (1 Samuel, Bap 16: 12-13).

Ancak ne var ki Saul henüz ortadan silinmemis, kiralliktan inmemistir; sadece Tanri'nin ruhu ondan ayrilmis ve yerini kötü bir ruha terketmistir. Bu ise Saul'u üzmektedir. Fakat halktan kisiler kendisine iyi cenk çalan bir kimseyi aramasini, bunu yapacak olursa kötü ruhun kaybolacagini söylerler, ve bu kimsenin Davud oldugunu bildirirler. Saul emir verir ve Davud'u huzuruna getirtir. Vaki olur ki Davud, çalgisiyle çaldigi her kez Saul kendisini kötü ruhtan kurtulmus bulur (1 Samuel, Bap 16:16-23).

Fakat Davud sadece Saul'u kötü ruha karsi degil, ayni zamanda düsmanlara, özellikle Filistilere karsi da korur; çünkü Tanri Davud'a her daim yardimcidir; ona dünyalara bedel bir güç vermistir. Nitekim o siralarda Israil ogularina karsi cenk için ordugah kurmus olan Filistileri korkutmak ve Filistiler ordugahinda bulunan Goliat adinda bir pehlivani alt etmek sûretiyle bu gücünü daha ilk anlardan itibaren tanitmaga baslamistir. Gerçekten de "Kutsal” kitab’in anlattigina göre Goliat dev gibi bir adamdir. Boyu alti arsindan fazla olup basinda tunç baslik, üzerinde pullu zirh vardir; zirhin agirligi "bes bin sekel" olup baldirlari üzerinde tunç zirhlar, omuzlari arasinda tunç kargi bulunmaktadir. Mizraginin sapi çulha tezgahi sirigi gibi, mizraginin basi ise "alti yüz sekel" agirliginda demirdir. Önünde de kalkan tasiyan usagi vardir (1 Samuel, Bap 17: 4-8).

Ve iste dehset ve korku salan bu Goliat, Israil ogullarina meydan okurcasina haykirir: "Ben Filistî degil miyim, siz de Saul'un kullari degil misiniz? Kendiniz için bir adam seçin de yanima insin. Eger benimle cenk edebilir ve beni vurursa o zaman size kul oluruz; fakat eger ben onu yener ve onu vurursam, o zaman siz bize kul olursunuz" (1 Samuel , Bap 17: 8)

Bu sözler basta Saul olmak üzere Israil ogullarinin hepsini korkutur. Fakat Davud korkmaz ve: "Allahin dizilerine meydan okuyan bu sünnetsiz Filistî kim oluyor?" diye ortaya çikar ve Saul'un yanina giderek söyle der: "O adamdan dolayi kimsenin yüregi zayiflamasin; kulun gidip bu Filistî ile cenk edecektir" (1 Samuel, Bap 17: 26, 32)

Davud'un bu sekilde konustugunu gören Saul, kendisine çok genç oldugunu, Goliat'in ise güçlü ve tecrübeli oldugunu ve ona karsi hiç kimsenin bir sey yapamayacagini söylerse de Davud dinlemez ve eline aldigi tas ve sopa ile Goliat'in üzerine yürür; elinde kiliç ya da kalkan olmadigi halde Goliat'i tasla ve sapanla vurur, yere serer ve sonra onun kilicini alip kafasini keser.

Filistîler kendi pehlivanlarinin öldürüldügünü görünce dehsete kapilip kaçarlar. Israil ogullari da onlari peslerinden bir süre kovalarlar ve sonra dönüp ordugahlarini talan ederler (1 Samuel, Bap 17: 33-54)

Bu olay Davud'un söhretini etrafa yaymaya yeter. Bütün Israil onu övmege baslar. Fakat Davud'un bu basarisi Saul'u kiskandirir; bir yolunu bulup Davud'u yok etmek için kurnazliklar düsünür (1 Samuel, Bap 18: 6-320). Fakat ne yaparsa yapsin basari saglayamaz, çünkü Tanri her daim Davud'un yaninda ve ona yardimcidir (1 Samuel, Bap 19: 1-24).

Fakat böyle olmasina ragmen Davud, caninin tehlikede oldugunu anlar ve selâmeti kaçmakta bulur. Goliat'i yenen ve her daim Tanri'nin yardimina sahip bulunan Davud neden Saul'dan korkmus ve kaçmak istemistir? bilinmez. Fakat “Kutsal” Kitab’in açiklamasina göre Davud, Saul'dan öylesine korkmustur ki Filistililer siginmaya karar verir; kendi kendine söyle der: "Artik bir gün Saulun eliyle helak olacagim; benim için Filistiler diyarina kaçmaktan daha iyi bir sey yoktur; ve Saul benden ... ümidini keser ve elinden kurtulurum" (1 Samuel Bap 27: 1)

Yanina iki karisini ve ayrica da 600 kisiyi alarak Gat kirali Akis 'in yanina gider ve ona söyle der: "Eger simdi senin gözünde lütuf buldumsa, kir sehirlerinin birinde bana bir yer versinler de orada oturayim" (1 Samuel, Bap 2y: 5). Akis de ona "Tsiklag" denen bölgeyi verir. Davud oraya yerlesir; yerlestikten sonra çevredeki ülkelere (örnegin Gesuriler, Girzi'lere, vs...) akinlar yapmaga baslar; bu yerlerin insanlarini, kadin erkek farki gözetmeden kiliçtan geçirir; kimseleri sag birakmaz. Koyunlari, develeri, esekleri, sigirlari, mal mülk ne varsa her seyleri yagma eder.

Kiral Akis, Davud'un bu yaptiklarindan çok hosnud kalir; onun kendisine sadik bir kul olacagini düsünerek sevinir (1 Samuel, Bap 27: 12).

Ve bir gün Filistiler, Israil'e karsi cenketmek üzere hazirlanirlar. Kiral Akis, kendisine yardimci olmasi için Davud'a der: "Adamlarinla beraber, orduda benimle çikacaksin; bunu iyi bil". Davud da kendisine söyle yanit verir: "Sen de kulunun ne yapacagini göreceksin". Bu sözlerden hosnud olan Akis, Davud'a: "Ben de bütün günler seni kendi basimin koruyucusu kilacagim" diye iltifat eder (1 Samuel, Bap 28: 1-2).

Görülüyor ki Tanri'nin, Israil ogullarinin basina kiral olmak üzere ruhu ile adadigi, güçlü kildigi Davud, Filistileri Israil'e karsi savastan vazgeçirmek söyle dursun fakat onlarla birlikte kendi halkina karsi saldirmaga hazirdir.

Ancak ne var ki Filistîlerin reisleri Davud'un kendileriyle birlikte savasmasina razi degillerdir; söyle derler: "Bu Ibranîlerin burada ne isleri var... Bu adami geri gönder de yerine , kendisine tayin ettigin yere dönsün ve bizimle cenge inmesin; yoksa bize cenkte düsmanlik eder; çünkü efendisine ne ile makbul olur? bu adamlarin baslari ile degil mi? Rakislarda:

Saul vurdu binlerini,

Davud da on binlerini

diye hakkinda birbirlerine terennüm ettikleri Davud bu degil midir?" (1 Samuel, Bap: 29: 3-6)

Bunun üzerine Akis, Davud'u çagirtir ve durumu anlatir; Filisti resilerinin söylediklerini nakleder. Fakat Davud, Israil'e karsi Akis'in yaninda savasa katilmak hususunda israrlidir; söyle der: "Fakat ben ne yaptim? ve senin önünde oldugum günden bugüne kadar kulunda ne buldun ki... düsmanlarina karsi gidip cenketmeyeyim?" (1 Samuel, Bap 29: 8).

Kiral Akis böylesine bir sadakat örnegine tanik oldugu için pek sevinir, fakat yine de Filisti reislerinin söylediklerini tekrarlayarak Davud'u savasa katilmaktan geri kilar (1 Samuel, Bap 29: 9-11).

Filistiler Israil ogullarinin üzerine saldirirlar ve basari saglarlar; Israil ogullari ordusu dagilip kaçar. Saul esir olarak Filistilerin eline düsmemek için kendisini öldürür (1 Samuel , Bap 31: 1-13); böylece "Ahd-i al-Atik”in “Birinci Samuel” adli kitabi sona erer.

*

“Kutsal” kitabin “Ikinci Samuel” kitabi, Davud'un saldirganliklarina, asip kesmelerine ve olumsuz davranislarina yer veren örneklerle doludur ki, simdi burada bunlari özetleyecegiz.

Davud, yukarda belirttigimiz gibi, Saul'un ölümünden ve Amelekîleri kiliçtan geçirme isini bitirdikten sonra Tanriya: "Yahuda sehirlerinden birine çikayim mi?" diye sorar. Tanri da ona Hebron'a gitmesini söyler (2 Samuel, Bap 1: 1-27; Bap 2: 1).

Davud, Hebron'a gider ve orada Yahudalilar kendisini Kiral olarak "meshederler" (2 Samuel, Bap: 2: 4). Fakat o günlerde Israil'in diger kavimlerine Saul'un oglu Is-Boset kirallik etmektedir. Bu nedenle daha ilk andan itibaren bu kavimler arasinda dehset verici kanli çekismeler baslar. Örnegin bir gün Is-Boset'in komutanlarindan Abner ile Davud'un komutanlarindan Yoab, o civardaki Gibeon havuzunun yaninda rastlasirlar. Abner: "Rica ederim, gençler kalkip önümüzde oynasinlar" diyerek Yoab'a teklifte bulunur. Yoab teklifi kabul edince her iki tarafin adamlarindan on ikiser genç karsi karsiya geçerler, ve her biri karsisindakinin basini tutar ve kilicini bögrüne saplar; böylece birlikte yere düserler. Cenk giderek siddetlenir ve sonunda Abler ile Israil ogullari, Davud'un kullari önünde bozulup kaçarlar (2 Samuel, Bap 2: 8- 30).

Bundan sonra Davud, giderek güçlenir; buna karsilik Saul'un evi gittikçe zayiflar (2 Samuel Bap 3: 1). O kadar ki Is-Boset'in adamlarindan ikisi, bir gün ögle vakti bugday getiriyormus gibi yaparak onun evine girerler ve Is-Boset'i karnindan vurup öldürürler; basini keserler ve Hebron'a, Davud'a getirirler: "Iste senin canini arayan düsmanin, Saul'un oglu Is-Böset'in basi" diyerek kesik basi Davud'ün önüne koyarlar (2 Samuel Bap. 4: 5-8).

Fakat Davud, güyâ bu ise fena halde öfkelenir ve: "...Hele kötü adamlar bir salihi kendi evinde, yatagi üzerinde öldürürler de ben onun kanini simdi sizin elinizden aramaz miyim, ve sizi dünyadan kaldirmaz miyim?" diyerek adamlarin öldürülmelerini emreder. Emrettigi gibi yapilir; adamlarin elleri ve ayaklari kesilir ve oradaki havuzun yanina asilir (2 Samuel, Bap:4: 5-12)

Bu olaydan sonra Israil'in bütün siptlari ve ihtiyarlari Hebron'a gelerek Davud'un kendilerine kiral olmasini isterler. Davud onlarla Tanri önünde ahitlesir; böylece bütün Israil'e kiral olmus olur; o tarihte otuz yasindadir. Kirk yil boyunca Israil'e ve Yahuda'ya kirallik edecektir (2 Samuel Bap 5: 1-6)

Israil'e kiral olur olmaz Davud'un yaptigi ilk is, Yerusalim'deki Yebusî'ler arasinda yasayan kör ve topallari öldürtmek ve Sion hisarini fethetmek olur. Okuyalim "Kutsal" kitabi: "Ve kiralla adamlari Yerusalime, diyarin ahalisi Yebusîlere karsi gittiler, ve bular Davuda söleyip dediler: -'Sen buraya giremeyecksin, fakat körler ve topallar seni kovacaklar; bununla: -'Davud buraya giremez'- demek istiyorlardi. Fakat Davud Sion hisarini aldi; Davud sehri budur. Ve Davud o gün dedi: -'Her kim Yebusîleri vurur ve su yoluna erisirse ve Davud'un caninin nefret ettigi topallari ve körleri öldürürse, komutan olacaktir-'..." (2 Samuel Bap 5: 6-10)

Bu "büyük" basaridan sonra Davud daha da güçlenir; çünkü "ordularin Allahi Rab onunla beraberdi(r)". Tanri'nin kendisini Israil üzerinde kiral olarak pekistirdigini gördükçe sevinir ve kendisine çok sayida karilar ve cariyeler alarak zürriyetini çogaltir (2 Samuel Bap 5: 12-17).

Davud'un giderek büyüyen bu söhreti karsisinda Filistiler telasa kapilip cephe alirlar. Davud Tanri ile konusur ve ondan aldigi emirler geregince hareketle düsmanlarini daha ilk anlarda yere serer (2 Samuel, Bap 5: 17-25)