A) Kendisini Tanri'nin sevgili kulu gibi gösterip Israil ogullarini milliyetçilik ruhu içinde yetistirmek bakimindan Davud usta bir siyâsetçidir.

Bütün bu ilk basarilar bir yana, Davud, tipki kendisinden önce gelmis olan Israil kirallari'nin yaptiklari gibi, fakat (Musa hariç) onlardan çok daha becerikli bir sekilde, iki kurnaz siyâset uygulamistir. Bunlardan biri, kendisini Tanri'nin istisnai bir sevgi ve inayete layik gördügü kulu olarak göstermektir. Ikincisi ise Israil ogullarini koyu bir milliyetçilik duygusu içerisinde yetistirmetir.

Onun bu ustaliklarina Samuel'in ikinci kitabinin 7ci Bap'inda tanik olmaktayiz. Zira bu bölümde Tanri'nin, "peygamber" Natan araciligi ile Davud'a mesaj gönderdigi ve bu mesajinda ona:

Daha önce hiç bir Israil kiralindan kendisi için ev yapma isteginde bulunmadigi halde simdi bu isi Davud'tan bekledigini;

ve Israil ogullarini artik bir daha hiç yerlerinden oynatilamayacaklari bir ülkeye yerlestirecegini;

ve evvelce oldugu gibi yabanci kavimlerin Israil ogullarini artik alçaltamayacaklarini;

ve kendisini Davud'a “baba” ve Davud'u da kendisine gercek bir “ogul” yapacagini;

ve kötülük islese bile, inayetini ondan geri almayacagini;

ve onun tahtini ebediyen sabit kilacagini, bildirir (2 Samuel, Bap 7: 4-17).

Bunun üzerine Davud, dogrudan dogruya Tanri ile temasa geçer ve onu, Israil ogullarina iyilikte bulundugu için, över ve onun için “ev” yapacagini söyler; söyle der:

"Ya Rab Allah, büyüksün... ve senin kavmin Israil gibi dünyada hangi bir millet vardir ki, Allah onu kendisi için kavm olarak kurtarmak ve kendisine bir isim yapmak, ve sizin için büyük seyler yapmak, ve Misirdan, milletlerden, ve onlarin ilâhlarindan kurtardigi kavminin önünde memleketi için korkunç seyler yapmak üzere yürümüs olsun? Ve kavmin Israili kendine ebediyen kavm olarak kendin için sabit kildin ve sen ya Rab, onlara Allah oldun... Ordularin Rabbi Israilin Allahi: -' senin için ev yapacagim-' diyerek kulunun kulagini açtin; bundan dolayi bu kulun bu duayi etmege cesaret buldu... ya Rab Yehova, sen söyledin ve kulunun evi senin bereketinle ebediyen mubarek kilinsin" (2 Samuel, Bap 7: 22-29).

Boylesine övücü bir dil ve bu tür ustaliklar sayesinde Davud, Israil ogullarini kendisine iyice baglamis ve Israil tarihinin unutulmaz kahramani sayilmistir.

Bu karsilasmadan sonra Davud, saldiri, yagma ve talan gelenegine hiz verir: Filistileri vurur, onlari egemenligi altina alir. Sonra “Moab”lilari vurur; sonra “Tsoba” kirali Rehab oglu Hadadezeri'yi vurur ve ondan at’lar, yay’lar, altin kalkan’lar, tunç top’lar alir; sonra Suriyelilerden yirmi iki bin kisiyi vurur, geri kalanlari haraca baglar; sonra “Edoma”ya geçer ve bütün Edomî'leri kendisine kul eder; ve güçlendikce güçlenir. Her gittigi yerde Tanri Davud'u korur ve kurtarir ( 2 Samuel, Bap 8: 1-15)

Fakat Davud, savaslara bizzat katilmaktansa, Yerusalim'de kalip güvendigi komutanlar idaresinde orduyu ve halki savaslara göndermeye baslar. Bu arada sehvetinin asiriliklari dogrultusunda is görmegi de ihmal etmez. Nitekim en yakin bir arkadasinin karisina, Bat-seba'ya, asik olup onunla zina etmesi ve daha sonra bu arkadasini öldürterek karisina sahip çikmasi bunun, ilginç örneklerinden biridir.