D) Absolom, kendi öz babasi Davud'un karilariyle yatar ve babasini yok etmek için düzenler kurar:

“Kutsal” kitabin (Tevrat’in) "2ci Samuel" baslikli bölümünün 14 ilâ 19cu Bap'larinda, Davud'un oglu Absolom'un, kendi kardesi Amnon'u öldürttükten ve Gesrr'a kaçtiktan sonra bütün Israil'e kiral olmak için babasina karsi açtigi savaslar ve babasinin karilariyle yatip kalkmasi olaylar hikâye edilmistir ki özeti sudur:

Biraz yukarda degindigimiz gibi, Absolom'un ayrilmasindan sonra Davud, büyük bir üzüntüye kapilir ve oglunu geri getirtmek için ugrasir. Yakin adami olan Yoab, onun bu üzüntusünü gidermek için çesitli yollara ve yalanlara basvurur. Davud ona oglunu geri getirmesi için emir verir; o da kalkar Gesur'a gider ve Absolom'u alip Yerusalim'e getirir. (2 Samuel Bap 14: 1-2; 23-25).

Fakat her ne hikmetse Davud oglunu görmek istemez; hem onu özlemistir ve hasretine dayanamadigi için yanina getirtmistir ve fakat hem de iste simdi onu görmek arzusunda degildir: "Evine dönsün, fakat benim yüzümü görmesin" der (2 Samuel, Bap 14: 24). Ve Absolom iki yil boyunca babasinin yüzünü görmez. Fakat ikinci yilin sonunda dayanamaz ve Yoab'a der: "-'Gesur'dan niçin geldim? halâ orada olsa idim, benim için daha iyi olurdu-' diyerek seni kirala göndereyim. Ve simdi kiralin yüzünü göreyim; ve eger bende fesat varsa beni öldürsün" (2 Samuel, Bap 14: 32).

Yoab kalkar, Davud’un yanina gider ve durumu bildirir; bu sayede Absolom babasinin yanina çikar; çiktigi zaman önünde yüz üstü yere egilir; kiral da onu öper. Böylece baba, ogul tekrar bir araya gelmis olurlar (2 Samuel, Bap 14: 33).

Fakat bu bulusmadan sonra Absalom babasinin mevkiine göz koyar ve onu tahtindan indirip yerine kiral olmagi tasarlar. Yavas yavas halki babasi aleyhinde kiskirtip halkin sevgisini kazanmaga baslar. Örnegin kendisi icin özel arabalar ve atlar ve önünde kosmak üzere elli adam hazirlatir (2 Samuel, Bap 15: 1). Yine bunun gibi Israil siptlarinin davalarini görür ve halktan kisilere söyle der: "Bak senin islerin iyi ve dogrudur; fakat kiral tarafindan seni dinleyecek kimse yoktur... Keske memlekette beni hâkim koysalar ve davasi ... olan her adan bana gelse ve ona dalet etsem..." (2 Samuel, Bap 15: 3-5)

Böylece Absalom bütün Israil'in gönlünü kazanir. Aradan kirk yil geçtikten sonra bir gün Absalom, kiral’dan rica’da bulunur: Hebrona gidip orada Rabbe adamis oldugu adagi ödemek istedigini ve çünkü Gesur'da yasadigi yillar boyunca eger Yerusalim'e dönecek olursa böyle bir adak adamagi vadetmis oldugunu söyler. Babasinin muvakati üzerine de kalkar Hebron'a gider (2 Samuel, Bap 15: 7-9)

Aslinda bütün bu söyledikleri yalandan ibarettir; asil maksadi Hebron'a gidip oradan babasina karsi ayaklanma hareketini baslatmaktir. Nitekim Hebron'a gider gitmez ilk is, Israil siptlarinin hepsine çasitlar gönderip babasi aleyhinde planladigi fesad'i gerçeklestirmek için harekete geçmek olur. Bu amaçla oradaki Israil siptlarinin hepsine söyle der: “Boru sesini isittiginiz zaman: -’Absalom Hebron’da kiral oldu’- diyeceksiniz” (2 Samuel, Bap 15: 10-12)

Durum Davud'a haber verildiginde Davud telasa kapilir ve kaçacak yer arar. Tanri'nin kendisine vermegi va'd ettigi inayetleri ve kendi hakkinda vaktiyle söylemis olduklarinin unutmus olmalidir ki, simdi Yerusalim'deki kullarina söyle der: "Kalkin da kaçalim; yoksa Aksalom'un önünden kaçip kurtulan olmiyacak; gitmek için çabuk davranin, yoksa bize çabuk yetisir, ve basimiza belâ getirir, ve sehri kiliçtan geçirir" (2 Samuel, Bap 15: 14).

Evi beklemek üzere cariyelerinden on kadini ayirdiktan sonra ev halkini ve Yerusalim'deki kullarini ve kavmini pesine takar ve kaçar. Önce Kidron vadisine ve çöl yoluna gecer. Daha sonra zeytinlik dagi yokusuna çikar; çikarken basi örtülü, ayaklari çiplaktir ve devamli sekilde aglamaktadir. Kavmi da kendi gibi ayaklari çiplak, baslari örtülü ve aglayip-sizlar sekilde onu pesinden takip etmektedir (2 Samuel, 15: 15-19; Bap 16: 30-31). Oradan Bahurin denen yere gelir; orada Saul taraftari olanlar onu ve kavmini taslarlar ve: "çik, çik, ey kanli adam ve alçak adam, yerine kiral oldugun Saul evinin bütün kanini, Rab senin üzerine döndürdü ve Rab kiralligi oglun Absalom'un eline verdi; ve iste kendi kötülügünden tutuldun, çünkü sen kanli bir adamsin" diye bagirirlar (2 Samuel 16: 7-9).

Davud kaçmaga baslar, fakat bu arada oglu Absalom, kavmi ile birlikte Yerusalim'e gelir ve orada babasinin evinin damina çadirlar kurdurur; bütün Israil'in gözü önünde babasinin cariyeleriyle teker teker cinsî münasebette bulunur. Bu isi, Yerusalim'de karsisina çikan ve babasinin en yakin danismanlarindan biri olan Ahitofel'in tavsiyesi üzerine yapmistir. Çünkü: " o günlerde Ahitofelin verdigi ögüt, Allahin kelâmini soran bir adaminki gibi idi; Ahitolef'in her ögüdü Davud için ve Absalom için de böyle idi" (2 Samuel, Bap 16: 23)

Böylece Tanri, vaktiyle söylemis oldugu sözü (yani Davud'un karilarini Israil'in gözü önünde baska erkeklerle yatiracagina dair sözü (2 Samuel 12: 11-12)) tutmus olmaktadir.

Bu isleri bitirdikten sonra Absalom, babasinin vaktiyle danismanligini yapmis olan kisilerin görüslerini alarak babasina karsi savas taktigini tasarlar. Ancak ne var ki kendisine fikir veren bu danismanlar onu aldatmislardir; çünkü istemislerdir ki Absalom Davud önünde yenilgiye ugrasin.

Hemen belirtelim ki bütün bu kurnazliklari düsünen ve Absalom'a karsi bu ihâneti hazirlayan hep Tanri'dir; zirâ “Kutsal” kitabin (Tevrat’in) bildirmesine göre bu danismanlari Absalom'a karsi bu sekilde konusturan bizzat Tanri'dir (2 Samuel, Bap 17: 1-14). Nitekim casuslar, Absalomun tasarladigi seyleri Davud'a haber verirler ve Davud da savas hazirliklarini buna göre yapar (2 Samuel, Bap 17: 21-29; Bap 18: 1-5).

Davud'un ve Absalom'un ordulari Efraim ormaninda karsi karsiya gelir ve cenge girisirler. Davud'un ordusu basari kazanir: "Israil kavmi orada, Davud'un kullari önünde bozuldular; ve o gün orada büyük kirgin oldu; yirmi bin kisi (öldü). Ve orada cenk butün memleket üzerine yayildi; ve o gün kilicin yediginden fazlasini orman yedi" (2 Samuel Bap 18: 6-9). Savas sirasinda Absalom öldürülmüstür, hem de Yaob tarafindan (2 Samuel. Bap 18: 14-15). O O Yaob ki, ömrü boyunca Davud'a ve Absalom'a oyunlar oynamis ve baba ile oglu birbirlerine katmistir: ve bütün bu isleri de Tanri'nin itisiyle yapmistir.

Davud, oglunun ölüm haberini alinca çok üzülür: "Oglum Absalom, oglum Absalom, keske senin yerine ben ölse idim; ey Absalom, oglum Absalom" diye yakinir durur (2 Samuel, 18: 33)

Absalom’un acikli hikâyesi de böylece burada bitmis olur; Dikkat edilecegi gibi Shaekspear'in bile hayal edemeyecegi kanli ve dehset verici sahnelerle doludur bu hikâye!