XVII) Ilya'nin Tanri'ya fazilet dersi vermesi:
Her ne kadar “Kutsal” kitab’a (Tevrat’a) göre Ilya, "gariplerden" birisi olarak gösterilmis ise de, yine Kitab'dan anladigimiza göre Tanri'ya akil ve adâlet dersi verecek kertede bir kimsedir. Söyleki:
Vaki olur ki Tanri'nin Ilya'ya su sözü gelir: "Buradan git ve sarka yönel, ve Erden karsisinda olan Kerit vadisinde gizlen. Ve vaki olacak ki vadiden su içeceksin, ve orada seni beslemek için kargalara emrettim" (1 Kirallar, Bap 17: 2-4)
Neden Tanri baska hayvanlar var iken ille de karga gibi ugursuz bir kus'a Ilya'yi besletmektedir, bilinmez! Fakat her ne olursa olsun Ilya kalkar, Kerit vadisinin yanina gider ve orada kargalara misafir olur; ve orada sabah aksam, kargalarin getirdigi yemekleri yer; susadikça da vadiden su içer (1 Kirallar, Bap 17: 5-7)
Fakat ne var ki günlerin sonunda kuraklik baslar ve vadi'de su kalmaz; kalmayinca Tanri Ilya'ya, oradan kalkip Sayda diyarinin “Tsarefat” adli sehrine gitmesini ve çünkü orada bulunan dul bir kadina kendisini beslemesi için emir verdigini söyler. Kargalarin misafiri olmaktansa dul bir kadinin elinden yemek yemenin çok daha keyifli olacagini düsünmüs olmalidir ki Ilya, pilisini pirtisini topladigi gibi solugu “Tsarefat”da alir. Sehrin kapisinda dul bir kadinin odun devsirmekte oldugunu görür (Kadinin dul oldugunu nasil anlamistir, bilemiyoruz); ondan su ve ekmek ister ve sunu bildirir ki Tanri onun küpündeki unu ve tulumundaki yagi hiç bir zaman eksiltmeyecektir.
Gerçekten de kadin günlerce Ilya'yi besledigi halde küpündeki un ve tulumundaki yag eksilmez. Fakat ne var ki günlerden bir gün kadinin oglu agir hasta düser, nefes alamiyacak duruma girer ve ölür. Her ne hikmetse Tanri, Ilya'yi beslemesi içn kadinin ununu ve yagini bereketlendirmistir ama çocugunun hastalanip ölmesine aldiris etmemistir
Büyük bir üzüntüye kapilan kadin Ilya'ya: "Benden sana ne, ey Allah adami? günahimi bana hatirlatmak ve oglumu öldürmek için yanima gelmissin" (1 Kirallar Bap 17: 17-18) der.
Kendisini agirlayan ve yedirip içeren kadinin çocugunun ölümüne aldiris etmeyen bir Tanri'nin kaygusuzluguna ve ihmalkarligina fazlasiyle içerlemis olmalidir ki Ilya, derhal Tanri'ya seslenir ve bu yaptiklarinin dogru olmadigini ona hatirlatircasina ve hattâ onu azarlarcasina söyle der: "Ya Allahim Rab, yaninda misafir oldugum dul kadinin oglunu öldürerek onun basina da mi belâ getirdin?" (I Kirallar, Bap 17: 20). Ve sonra çocugun ölü vücudu üzerine üç kez uzanir ve yine Tanri'ya seslenerek çocuga can vermesini ister. Bu istek üzerine Tanri çocugun canini içine döndürür ve çocuk dirilir. Bunu gören kadin fevkalade sevinir ve Ilya'ya söyle der: "Simdi bildim ki, sen bir Allah adamisin, ve senin agzinda Rabbin sözü haktir" (I Kirallar, Bap 17: 24)
Simdi denecektir ki Tanri bu olayi, kadinin Ilya'yi "Tanri adami" oldugunu anlamasi için tertiplemistir. Pek iyi ama bunu anlatmak için Tanri'nin ikaz üzerine is görür duruma düsmesi mi gerekirdi?