XXIX) Sünnetli yahudiler disinda hiç kimse Tanri'nin kutsal yerlerine ayak basmayacak: Yabancilari aralarina alan ve Tanri'nin makdisine sokan Israilliye lânet yagacak.



Hezekiel'in söylemesine göre Tanri, Israil evine sunu tenbih etmistir ki sünnetsiz yabancilar onun "makdisine" ayak basmayacaklardir. Söyle yazili: "Rab Yehova söyle diyor: -Ey Israil evi, ekmegimi, yagi ve kani takdim ettiginiz zaman, makdisimde bulunmak... evimi murdar etmek üzere, yürekleri sünnetsiz ve etleri sünnetsiz ecnebileri içeri sokmakla, bütün mekruh seyleriniz sizin için çok oldu, ve bütün mekruh seylerden ahdimi onlar bozdular... Israil ogullari arasinda bulunan bütün ecnebilerden hiç biri, yüregi sünnetsiz ve eti sünnetsiz ecnebi makdisime girmiyecek..." (Hezekiel, Bap 44: 6-9)

Yoel' de de yabancilarin Yerusalim'e (Kudüs’e) girmelerini önleyen su hüküm var: "Ve bileceksiniz ki, mukaddes dagim Sion'da oturan Allahiniz Rab benim; ve Yerusalim mukaddes olacak ve artik onun içinden yabancilar geçmeyecek" (Yoel, Bap 3: 17)

Görülüyor ki “Kutsal” bilinen kitap, yani “Ahd-i al-atik” (Tevrat), geçmis sayfalarda özetledigimiz hosgörüsüzlüklere bir de “Yerusalim”e (Kudüs’e), yabancilari, yani Yahudilerden baskasini, sokmamak gibi bir islemi eklemistir.